GÜNCEL
Giriş Tarihi : 04-12-2021 12:15   Güncelleme : 04-12-2021 12:45

AKILLARA ZARAR SAVUNMA

İlimizde 24 Ocak tarihinde yaşanan deprem sonrası Anayasanın 125. Maddesine göre idarenin kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlü olduğu yönünde kanun doğrultusunda vatandaşların kurumlar hakkında açtığı davalar neticelenmeye başladı.

AKILLARA ZARAR SAVUNMA

İlimizde 24 Ocak tarihinde yaşanan deprem sonrası  Anayasanın 125. Maddesine göre  idarenin kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlü olduğu yönünde kanun doğrultusunda evi yıkılan vatandaşlar tarafından açılan davalarda Elazığ 1. İdare Mahkemesi, davalı kurumların suçlamaları kabul etmemesine karşılık, bilirkişi raporu doğrultusunda, Elazığ Belediyesi’nin yüzde 20, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın yüzde 3, Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı’nın (AFAD) ise yüzde 2 oranında kusurlu olduğuna karar vermişti. 
Bu kararlar doğrultusunda geçtiğimiz günlerde açılan bir dava sonucunda İdari Mahkeme anılan kurumların 40 bin tl tazminat ödemesine karar vermişti. Elazığ Belediyesi tazminat kararlarını ödememek için ayak sürtmeye başladı.
Buna en iyi örnek depremde evi ağır hasar görüp yıkılan Nurten Biçer tarafından açılan dava. Mahkeme açılan dava soncunda Biçer’i haklı görüp 1.600,00 TL Elazığ Belediye Başkanlığı, 240,00 TL Çevre ve Şehircilik Bakanlığı,160,00 TL Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığın ını tazminat ödemesine kararı verdi. Belediye ise 2 bin TL tazminatı çok bulup “deprem mağduru değil deprem zengini” diyerek karara itiraz etti. 
BELEDİYE "2 BİN TL'YE ZENGİNLEŞME"DEDİ
Elazığ Belediye Başkanlığı, karara itiraz edip davayı istinaf mahkemesine taşıdı. 
Belediye, itiraz dilekçesinde, evi yıkılan depremzede Nurten Biçer’e ödenecek 2 bin TL tazminat için “zenginleşme” yorumunu yaptı. 
Elazığ Belediye Başkanlığı adına Avukat Adil Zenginoğlu ve Avukat Sultan Budak’ın sunduğu itiraz dilekçesinde, şu ifadelere yer verildi: 
“Ne yazık ki bilirkişi kurulu ve mahkeme peşin hükümlü ve ön yargılı olarak olaya yaklaşmış ve yeterli irdeleme ve inceleme yapmadan müvekkil idareyi baştan kusurlu görmüş, Van mahkemelerinin kararını da karşılaştırmasını yapmadan dahi kopyala yapıştır şeklinde hüküm kurmuştur. Yapılan itirazlarımızın neden kabul edilmediği hususu ise kararda hiç tartışılmadığı gibi itirazlarımızın bahsi bile edilmemiştir. Oysa ki itirazlarımızın kararın gerekçesinde neden tartışılmadığını ve kabul edilmediğinin gerekçesini öğrenmek davalı taraf olarak adil yargılanma hakkımızın en önemli unsuru olduğu gibi hukukunda gereğidir. Tüm bu hususlar dikkate alınmadığı takdirde davacı taraf zararını gidermekten ziyade sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre zenginleşmiş olacaktır. Davacılar deprem mağduru değil deprem zengini haline geleceklerdir.”
“DEPREM SONRASI ZENGİNLEŞENLER BELLİ”
Depremzede Nurten Biçer’in avukatı Furkan Mahmat ise Odatv’ye yaptığı açıklamada, 2 bin TL’lik tazminat kararının “yuvası yıkılan vatandaşın yarasına hiçbir şekilde merhem olmadığını” belirtti. 
Avukat Furkan Mahmat şunları söyledi: 
“Elazığ Belediyesi’nce yapılan itiraz dilekçesindeki beyanları incelediğimde beyanların hukuk ve insan hakları ile bağdaşmadığını, bir hizmet kurumu olan belediyenin mağdur olduğu tüm ülkece bilinen depremzedelere deprem zengini demesinin vicdanı yaralayan bir tutum olduğunu açık yüreklilikle ifade etmeliyim. Elazığ İdare Mahkemesi tarafından kurumların kusurlu olmasına rağmen sadece 2.000 TL manevi tazminata hükmetmesi depremde yuvası yıkılan vatandaşların yarasına hiçbir şekilde merhem olmamıştır. Buna karşın Elazığ Belediyesinin 2.000 TL'lik tutarın depremzedeleri zengin ettiğine ilişkin savunması akıllara durgunluk vermektedir. Deprem sonrasında zenginleşen kişi ya da şirketlerin kimler olduğu kamuoyunca bilinmektedir.”

KAYNAK:ODA TV