RÖPORTAJ
Giriş Tarihi : 09-04-2021 12:41   Güncelleme : 09-04-2021 12:57

ANADOLU HALI VE KİLİMCİLİĞİ

Anadolu halı ve kilimciliği üzerine, Desinatör ve Halı yapım ustası olan, Sayın Emine İşçioğlu ile bir söyleşide bulunacağız.

ANADOLU HALI VE KİLİMCİLİĞİ

RÖPÖRTAJ:AHMET İŞÇİOĞLU

İnsanoğlu iletişim aracı olarak dili kullanır. Dil tek başına yetersiz kalınca, insan semboller üretmeye başlar ve bu sembollere anlamlar yükler. İşte sanat burada devreye girer. Dünyanın birçok yerinde ve çok farklı alanlarda bu sembollere rastlamamız mümkündür. Dini, Siyasal ve sosyal yaşamı düzenleyen aynı zamanda yasa niteliğinde olan birçok sembol kâinatta var olan nesne ve objelerden türetilmiştir. Bu bakımdan insanoğlu yarattığı ve anlam yüklediği sembollere tapınan ve saygı gösteren ilginç bir varlıktır. Bu semboller geçmişle bağ kurmamızı sağlayabilen ve farklı kültürel birikime sahip olan insan topluluklarını tanımamıza yardımcı olan birer belge niteliğindedir. Sanatçı bir birey olarak kimi zaman ait olduğu toplumun kültüründen etkilenip ürettiği gibi, o kültüre kendi birikim ve becerileri doğrultusunda katkıda bulunan önemli bir faktör olarak sahneye çıkar. Kimi zaman toplumların sıkı ve baskıcı kurallarından ötürü dile getiremediklerini sanatı aracılığıyla dile getirir. Halı ve kilim sanatı, motifleri ve renkleri aracılığıyla bu sembolik dili kullanan ender bir anlayışa sahip olduğundan üzerinde konuşmaya değerdir diyebilirim.

Geçen hafta İran’ın Khoy şehrindeki halıcılık üzerine bir söyleşi yapmıştık. Bu hafta ise Anadolu halı ve kilimciliği üzerine, Desinatör ve Halı yapım ustası olan, Sayın Emine İşçioğlu ile bir söyleşide bulunacağız.

Öncelikle Emine İşçioğlu kimdir kendinizi kısaca tanıtırmısınız?

Elazığ’ın, Baskil ilçesine bağlı, Kadiköy’ de doğdum. Burada ilk ve orta öğrenimimi tamamladım. Sonrasında, Elazığ El Sanatları Eğitim Merkezi Halı ve Kilim bölümünde ilk eğitimimi tamamladım. Anadolu Üniversitesi, İktisat İdari Bilimler Fakültesi Büro Yönetimi ve Yönetici Asistanlığı Bölümünü bitirdim. Aynı üniversitenin, Türk Dili ve Edebiyatı bölümünde eğitimimi sürdürmekteyim.15 yıldır halı ve kilim bölümünde usta öğretici olarak başta, Muş, Malatya, Bayburt, Kemaliye ( Eğin) gibi illerimizde birçok hanım arkadaşımıza bu güzel ata sanatımızı hem sevdirip, hem de öğretmeye çalışıyorum. Henüz görevimin ilk gün ki heyecanı ve azmi ile Kütahya Olgunlaşma Enstitüsü’nde çalışmaya devam etmekteyim. Çünkü bu sanat insanoğlunun yaşam serüveni gibi hep canlı ve yeniliğe açıktır.

Halı Sanatına olan ilginiz nasıl başladı buna değinebilir misiniz?

Dedemin iki tane el dokuma olan, Şavak halısı vardı. Onlara baktıkça motiflerini var olan nesnelerle kıyaslar, hatalarını bulmaya çalışıp, simetriğini alırdım. Dokuma tezgâhlarını bile görmemişken fikirler üretirdim. İlgiden doğan bu yönelme zamanla sanatsal bir tutkuya dönüştü diyebilirim.

Anadoludakı Halı ve Kilimciliğinin tarihçesinden bahsedebilir misiniz?

Tabiki, dokuma orta asya’da başladı diyebiliriz. Hayvancılıktan dolayı göçebe bir yaşam şekline sahip olan orta asya insan toplulukları, günlük ihtiyaçlarına cevap veren arayışlara girişmişlerdir. Önce keçilerin yünlerini kırparak çadırlar dokurlar. Keçilerin yünleri koyunların yünlerine göre daha uzun ve daha sıkı olduklarından tercih edilmiştir. Düz dokuma tekniği bu anlamda ilk defa göçebe tenteleri yapmak için kullanılmıştır. Keçi yünü dokuma kumaşının dışına çıkarak düz dokuma çadırındaki delikleri kapar ve çadırı adeta su geçirmez bir hale getirir. Bu arada kıl çadırlar yağmuru geçirmezler. Daha sonraları, bu göçebe insanlar çuval, heybe, kilim gibi günlük ihtiyaçlara cevap veren malzemeler örmeye

başlarlar, amma bunları örerken bunlara kendi duygu ve hislerini de, katarak kültürlerine ait olan motifler aracılığıyla bir anlatım dili oluşturmuşlardır.

Anadolu’daki Halı ve Kilim Motifleri nelerdir? Neleri tasvir eder ve yüklenen anlamlar nelerdir bunları bize açıklayabilirmisiniz?

Aslında çok geniş bir konudur. Ben mümkün olduğu kadar temel hatları ile ifade etmeye çalışacağım.

El dokumaların önemli olan unsurlarından birisi motiflerdir. Bu motifler zaman içerisinde kuşaktan kuşağa gelişip bugüne dek gelmiştir. Halı ve Kilim motifleri göçebe yaşamın kalıcı kayıtlarıdır. Kültürümüzü yansıtırlar. Bu nedenle genelde dokumacılıkta da kullanılmakta olan ortak motifler söz konusu olmakla birlikte yöreler arasında motif ya da isim farklılıkları da gözlenmektedir. Bazen köyler veya yöreler kendine özel birkaç çeşit motif ve desen kullanmışlardır. Başka bir değişle o köy veya yörenin dokumaları belli bir motifle tanımlanmaktadır.

Dokumalarda kullanılan motifleri, hayvansal, bitkisel, geometrik ve karışık motifler olarak dört ana başlıkta toplayabiliriz.

• Hayvansal motifler: Çoğunlukla kullanılan hayvan motifi, kuş motifi olmakla birlikte, ejder, akrep, yılan, kurtağzı, kurt izi ve böcek motifleri de Anadolu halı ve kilimciliğinde rastladığımız motiflerdendir. Orta Asya Türk topluluklarından günümüze süregelen hayvan üslubunun bir yansımasıdır da diyebiliriz. Hayvanlar insanoğlunun ilk çağdan itibaren istifade ettikleri canlı varlıklar oldukları için onlara farklı anlamlar yüklemişlerdir.

Anadolu’da uçan kuş ölümü simgeler. Hayat ağacı üstünde kuş motifi ise uzun yaşamı simgeler diyebiliriz.

Akrep ve kurtağzı motifini işledikleri takdirde hem hayvanlarını hem de kendilerini bu hayvanlardan gelebilecek zararlardan koruyabileceklerine olan inançtan ileri gelmektedir.

Kurtağzı motifleri farklı şekillerde olsa da genel itibarı ile aşağıdaki resimde görüldüğü gibi kullanılmaktadır.

Kartal motifi gücü, baykuş ve karga uğursuzluğu, bülbül ve güvercin şansı temsil etmektedir.

Ejderha motifi, hava ve su ile ilgili anlamlar taşır. Bu desenin bahar yağmurları ile birlikte bereket getireceğine inanılır.

• Bitkisel motifler; ağaç, yaprak, çiçek ve meyve motifleri kullanılır.

Yukarıdaki benim yaptığım el örgüsü ipek halıda nar ağacı üzerinde güvercin desenleri ve su yolunda ( bordür ) tekrar eden çiçek motifleri, bereketi ve iyi şansı temsil eder.

• Geometrik motifler; dokuma kolaylığından dolayı en çok tercih edilen, motif türüdür. En çok görülün şekilleri, üçgen, dörtgen, dikdörtgen ve yıldız motifi ve türevleridir.

Sekiz köşeli yıldız motifi sıkça görülür, cennetin sekiz kapısı olduğunu tasvir eder. Buda yaradanın merhametinin azabından fazla olduğunu ifade etmektedir.

Altı köşeli yıldız ( Mührü Süleyman ) ise korunmayı temsil etmekle birlikte hükmetme ve devlet olma özelliğine de delalettir.