GÜNCEL
Giriş Tarihi : 30-10-2021 11:36   Güncelleme : 30-10-2021 11:58

SAHTE ALTINA DİKKAT!

Dönem dönem sahte altınla karşılaştıklarını dile getiren Elazığ Kuyumcular Odası Başkanı Fikret Çakmakçı, “Teknoloji o kadar gelişti ki sahteyi, gerçek altından ayırmamız çok çok zor oluyor” dedi..

SAHTE ALTINA DİKKAT!

Dönem dönem sahte altınla karşılaştıklarını dile getiren Elazığ Kuyumcular Odası Başkanı Fikret Çakmakçı, “Teknoloji o kadar gelişti ki sahteyi, gerçek altından ayırmamız çok çok zor oluyor” dedi.
Elazığ Kuyumcular Odası Başkanı Fikret Çakmakçı, vatandaşları ve esnafı sahte altına karşı uyardı. Teknolojinin gelişmesiyle birlikte gerçeğinden ayırt edilemeyecek ürünler yaptıklarını aktaran Başkan Fikret Çakmakçı, “O kadar orijinal şeyler yapılıyor ki gördüğüne inanamıyorsunuz. Bizler bile belli başlı evreleri yapmadığımız sürece gözümüzden kaçırmış olabiliriz. Özellikle bizlerin yoğun olduğu, elimizdeki veya aldığımız inceleme şansımız olmadığı veya kalabalık olduğu dönemleri seçip esnafın boşluğundan faydalanıyorlar. Burada kuyumcunun vatandaşa sahte altın diye bir şey söz konusu değil. Burada mağdur olan tamamen kuyumcudur. Kuyumcu tarafından hiçbir şekilde hiçbir vatandaşa sahte altın satılmaz. Bazı bölgelerde art niyetli olan esnaflar var. Bunlar da 22 ayar bilezik yerine 20 ayarda altın sattıkları oluyor. Bazı kuyumcular tarafından vatandaşa bu şekilde bir sahte demeyelim de düşük ayarlı ürünler satılıyor. Bunun en büyük sebebi rekabet olayıdır. Rekabet olan illerde maalesef bu tür durumlarla karşılaşabiliyoruz. Biz de vatandaşa, altının fiyatı dünyada tektir, sabittir ve hiçbir şekilde kimse ucuz altın aramasın’ diyoruz. Ararlarsa da ya düşük ayar altınla karşılaşacaklar ya da işçiliği sıfır olan bir ürünle karşılaşacaklar” diye konuştu.
“En büyük tecrübemiz, görüntüsü, gramı ve sesi”
Gerçek ile sahte altın arasındaki farkı en iyi kuyumcuların bildiğini dile getiren Çakmakçı “Bizler bunun sesinden, renginden anlıyoruz. İçinden çıkamadığımız ürünleri de ayrı evrelerden geçirip saflık derecelerini ölçtürüyoruz. Bizim en büyük tecrübemiz, görüntüsü, gramı ve sesinden anlamamız oluyor. Büyüklerimiz, geçmiş dönemde altının saflık ve yumuşaklık derecesini ölçmek için ısırma işlemi ile ölçüyorlardı” şeklinde konuştu.