GÜNCEL
Giriş Tarihi : 19-06-2021 11:39   Güncelleme : 19-06-2021 11:56

YIKIM BEDELİ TALEBİNDE İLK BAŞVURU YAPILDI

İlimizde yaşanan 24 Ocak tarihindeki depremde hasarlı binaların yıkımlarından elde edilen hurda gelirlerinin vatandaşlara verilmesi konusunda elaziginsesi.com haber sitesi ve SONSÖZ gazetesinin gündeme getirdiği haberlerden sonra ilk adım atıldı. Av.Murat Erdoğan bu konuda bir çok talep geldiğini ve vatandaşların haklarını koruyamaya çaba sarfedeceklerini söyledi

YIKIM BEDELİ TALEBİNDE İLK BAŞVURU YAPILDI

İlimizde yaşanan 24 Ocak tarihindeki depremde hasarlı binaların yıkımlarından elde edilen gelirlerin vatandaşlara verilmesi konusunda elaziginsesi.com haber sitesi ve SONSÖZ gazetesinin gündeme getirdiği haberler gündeme bomba gibi düştü.  Hukukçular tarafından ilgili kanunlar gereği hasarlı binalardan elde edilen hurda gelirlerinin vatandaşa verilmesi konusunda ilk adım atıldı. Hukukçu ve Kentsel dönüşüm Uzmanı Av. Murat Erdoğan’da konu ile ilgili yaptığı açıklamada yıkımlardan elde edilen gelirlerin kanun gereği hak sahiplerine verilmesi gerektiğini açıklamıştı.
Bu açıklamalardan sonra bir vatandaşın gelirlerden elde edilen yıkım bedelinin verilmesi konusunda girişimde bulunduğu öğrenildi.
Avukat Murat Erdoğan, müvekkilinin müracaatı hakkında yaptığı açıklamada; “Şehrimizde malum olduğu gibi büyük bir deprem yaşandı. Bu depremin etkileri hala devam ediyor. Depremle ile ilgili bir çok hukuki sorunlarda ortaya çıktı. Bunların başında yapılan hasar tespit raporlarına itirazlar, hak sahipliği, dask’ın ödemeleri ve sorunları, ifraz davaları açıldı. Şimdi de gündemde çok sıkça konuşulan konu yıkım enkaz bedellerinin vatandaşlara neden verilmediği noktasında. Daha öncede açıklamada bulunmuştuk. 7269 sayılı kanun 13 maddesine göre bu enkazlar enkaz sahipleri tarafından yıkılması gerekir. Yıkılmadığı takdirde kanun gereği ilgili idare yıkar. Masraflarını enkaz bedelini satarak alır. Ancak farklı uygulamaları farklı deprem olan bölgelerden takip ettik. İzmir depreminde vatandaşlara kendi enkazlarını kendileri yıktırması için süre verildi. Bu süreler içerisinde kendi enkazlarını yıkarak. Bedellerini de kendileri almış olduklarını öğrendik. Elazığ’da böyle bir uygulama olmadı. Tabii olarak da vatandaşlar da diyorlar ki; bizim enkazdan elde edeceğimiz bedel varsa onu biz almak isteriz. Bu amaçla bize çok sayıda başvuru oldu. Bizde bu başvurularından bir tanesini şu anda resmi olarak ilgili idareye bildirdik. Örnek olarak Rüstempaşa mahallesinde yıkım valilik oluru ile yıkılmıştır. Valilik oluru da ilgili yerlerdeki yıkımlar ya belediye yada özel idare yetkisini vermiştir. Hem özel idare hem belediye de bunları ihale karşılığı yıkım işlerini başkalarına vermişlerdir. Şimdi biz vatandaşımızın adına talepte bulunduk. Siz burayı yıktınız. Buradan elde ettiğiniz yıkım bedelini aldıktan sonra geri kalan kısmının arsa hisse oranı karşılığında müvekkilimize ödeyin şeklinde bir talepte bulunduk. Bu talebe verilecek cevaba göre yargıya başvurup vurmayacağımıza karar vereceğiz. Vatandaş buradaki hakkını istiyor. Azda olsa çok da olsa bu bedelin kendisine ait olduğunu düşünüyor. Kanunda da idarenin buradan gelir elde edeceği yönünde bir kanun maddesi yok. Ancak masrafları karşılar deniyor. Yine vatandaşa burada yıkım için sürelerde verilmemiş. Acil 3 günlük sürelerin dışında diğerleri için yıkmak için süre veriyoruz şeklinde sürede verilmemiş.. Biz hem süre açısından hem de kanunun esası açısından vatandaşın hakkı olduğunu düşünüyoruz. Bu konuda vatandaşımızdan çok sayıda talep var. Her gün bizi arıyorlar. İş artık bu aşamaya doğru gidiyor. Vatandaş hakkını talep ediyor. Bizlerde hukukçular olarak vatandaşın haklarını koruyacağız” dedi.