RÖPORTAJ
Giriş Tarihi : 07-05-2021 20:36   Güncelleme : 07-05-2021 20:36

Yürek Sızım Anadolu-2

Sayın Ayfer Zencirkaya ile yaptığımız Röportajımızın 2. Bölümü

Yürek Sızım Anadolu-2

ANADOLU HALI MOTİFLERİNDEKİ YAŞANMIŞLIĞIN İZLERİ

Heyder Baba dünya yalan dünyadı

Bu dünya Süleyman’dan Nuh’tan galan dünyadı,

Oğul doğan derde salan dünyadı,

Her kimseye her ne verip alıptı

Eflatundan bir guru ad kalıptı

Bu dizeler Şehriyarın Heyder baba adlı şiirindendir. Muhammed Şehriyar çokça farsça şiir yazar günlerden bir gün gocayan anası derki oğul sen hep şiir eyledin emma, ananın dilinde öz dilinde heç şiir eylemedin. Bu sözler Şehriyarın yüreğine işler ve meşhur Heyder Baba şiirini ana dilinde yazar. Anası, analık hakkını hatırlatınca şair bir şaheser meydana getirir. Heyder Baba şehriyarın çocukluğunda önemli bir yer eden anılarına sırdaşlık eden bir dağdır. Bizim anılarımıza sırdaşlık eden bir dağ yok mu? Yada analık hakkını omuzlarımıza yükleyen çilekeş, gocamış bir Anadolu yokmu?

Bu hafta yine Sayın Ayfer Zencirkaya ile söyleşimize devam edeceğiz. Geçen siz değerli okuyucularımızla paylaşmıştım. Yukarı Fırat bölgesinde önemli araştırmaları olan biri Ayfer Hanım ve bunları akademik boyutta yapmaktadır. Yazmak, yaşanmış olanları belgelemek gibi önemli bir vazifeyi üstlenir.

Röportajımıza hangi araştırma konunuz üzerinden devam etmek istersiniz?

Dokumalar demişken isterseniz halı ile devam edelim. Henüz ilkokul birinci sınıfa giderken evimizde kocaman “ahşap halı tezgâhı” kurulu idi. Oldukça büyük bir bahçe içinde babamın görev yaptığı okul ve aynı bahçe içinde küçücük iki odası bir olan lojmanda oturuyorduk. Annem öğlen eve geldiğimde boşları(halı ana desen, çiçek, model açıldıktan sonra zemin rengi) bana doldururdu. Bu tabi kısa bir süre devam etti, halı tezgâhı söküldü ve bahanemin evinin çatısına konuldu. Ama hep kulağımda babamın anneme söylediği şu dizeler kaldı;

Vur kirkitin inlesin

Kalpler seni dinlesin

Koy başın serinlesin

Halının tezgahına..,

Babam şiiri ve çiçeği çok sever. Hala ziyaretlerine gittiğimde her akşam elinde çiçekle gelir. Annem bulunduğu yörede birçok hanıma ve babamın kız öğrencilerine halı dokumayı öğretmiş. Ve bir dönem hanımlar, özellikle kış aylarında halı dokuyarak para kazanmıştır.

Annem Gültaze Hanım

Annemin benim için o dönem dokuduğu bir pano halı (kendi tasarımı), baharda çıkarıp geleneksel usulle günlendiririm. Fotoğraf üzerindeki beyaz noktalar naftalin kalıntıları. Kullanılmayan halıları koruma amaçlı naftalin, tütün, eski beyaz sabun rendelenerek arasına serpilip sıkı bir rulo yapılıp kaldırıyorum.

''...Ördüm de ilmek ilmek, Sırtıma giyemedim, ömrümü…''dizeleri çok etkiler beni. Anadolu kadını hep ilmek ilmek örüyor aslında yaşamı. Neleri merak edip de halı gibi zor ve meşakkatli bir konuyu araştırdınız?

Bazen akıntıya ayak uydurmak yerine yeni bir yol çizersiniz .., Son zamanlarda duyduğum etkileyici bir söz..,Yukarı Fırat’ın ilmek ilmek hasret, çile, dokuyan kadınları aslında beni etkileyen. Çünkü hep kendi çarkında kendi insanını öğütür Anadolu. Bu yüzden göç eden hem hasretli hem de kırgındır biraz. Her sanat eserinde aslında bir dışavurumsallık vardır.