DOLAR 0,0000
EURO 0,0000
STERLIN 0,0000
ALTIN 000,00
BİST 00.000
Advert
Dr. Emre Çiftçi
Dr. Emre Çiftçi
Giriş Tarihi : 04-11-2020 10:42

Adil Bir Dünyaya İnanç

İnsanlar hayatları üzerinde bir kontrolleri olduklarında kendilerini dış dünyaya karşı çok daha rahat hissederler. Davranışları, düşünceleri iyiden ve doğrudan yana olduğunda başlarına kötü şeylerin gelmeyeceğine inanarak yarına karşı kendilerini güvende hissetmeye eğilimlidirler. Birçok kültür ve dinde de bu temel düşünce farklı formlarda kendini gösterir. Özellikle Asya kökenli öğretilerde bu neredeyse temel bir esas haline gelmiştir. Karma, evrene pozitif enerji göndermek, iyilik yapan iyilik bulur, vs örnekleri çoğaltmak mümkün.

Aslında birçoğumuz buna inanıyoruz. Bir çoğumuz çocuklarımıza farkında olmadan bunu öğretiyoruz. Onlara iyi insan olur, iyi şeyler yaparlarsa, çok çalışırlarsa, doğal dürtülerini arzularını bir kenara bırakırlarsa, iyiliklerin onların geleceği olacağını söylüyoruz. Buna belki gerçekten inandığımız için belki de onların iyi birer birey olmalarını teşvik etmek için yapıyoruz. Hatta bırakın çocuklarımızı bize de bu anlayış işlendi. Ve bu yüzden bunu hakikat kabul ettiğimiz için bizde çocuklarımıza bunu öğretiyoruz. Nesiller boyunca devam edegelen bir miras adeta. Binlerce yıllık bir inanışa dönüşmüş. Ayrıca kulağa ve vicdana da oldukça güzel geliyor. Herkes hakettiğini alır bu hayatta!!! İyiler iyi,kötüler kötü….. Hayatta hak ettiğimizi mi alırız?

Acaba gerçek dünya ve rasyonel düşünce de bunu kanıtlar nitelikte mi? Yani Afganistan’da mayına bastığı için ayağı kopan çocuk, yada Suriyeli bir mülteci, hapishaneler sadece kötü niyetli ve kötü insanlarla mı dolu, fakir olan insanlar gerçekten aptal, tembel ve yeteneksiz doğdukları için mi fakir? İçinde bulundukları durumdan gerçekten onlar mı sorumlu? Çocuğunu sıtmadan kaybeden bir afrikalı anne hak ettiğini mi aldı? Etrafınıza bir bakın yaşadığımız toplumda hep iyi insanlar mı iyi yerlerde?, en mutlu hayatları yaşayanlar, refah denizinde yüzenler gerçekten iyi insanlar mı? Evliliklerde herkes kendi ayarında ve dengini mi buluyor, anlaşabileceği insanla mı evleniyor? Başına gelen ilk kötü şeyde ben ne yaptım da bunlar başıma geldi mi diyorsun? Böyle diyorsan eğer gerçek bu mu? Yani iyi insanları iyi şeyler, kötü insanları kötülükler mi bulur? Hayır değil. Hiçbir akılcı yaklaşım o mayına basan çocuğun, cesedi sahile vuran mülteci bebeğin hak ettiğini aldığını söyleyemez.

Konu kesinlikle sosyolojik, siyasi, ekonomik yönleri de ele alınarak açıklanması gereken bir konu. Ama burada belirtmek istediğim temel şey insanların bunu psikolojik olarak nasıl ele aldıkları ile alakalı. İnsanlar aslında olanların farkında, herkesin hakettiğini alamadığının, İnsanların ‘’iyi’’ oldukları sürece başlarına ‘’iyi’’ şeylerin geleceğine inanmalarının bir yalandan ibaret olduğunun, ve kötülerin bu dünyada kötü şeylerle karşılaşmadıklarının, onlarında kötü şeylerle karşılaşma ihtimalinin diğer insanlarla aynı olduğunun, böyle adil bir düzenin asla olmadığının da farkında. Ama yine de buna inanıyorlar. yada bu ilkenin gerçek olmadığının sonradan farkına varıyor ve ciddi ruhsal sarsıntılar yaşıyor.

İnsan ruhu rahat olsun istiyor. İç dünyasında bir denge bir huzur. Hakikatten ziyade hissettikleri ile daha alakalı. Kötü hissedeceği bir hakikati , iyi hissedeceği bir yalana tercih ediyor. Kötü hissetmek hem de durduk yere ne gerek var? İnsanlar hayatları üzerinde bir kontrolleri olduklarında kendilerini dış dünyaya karşı çok daha rahat hisseder.

Adil bir dünyaya inanmak yaşamı daha yaşanır kılıyor. Savunuyor kendini insan ve umut yaratıyor yarına…..

NELER SÖYLENDİ?
@
NAMAZ VAKİTLERİ
PUAN DURUMU
Gazete Manşetleri
E-GAZETE
SONSÖZ 35.SAYI
GÜNÜN KARİKATÜRÜ
E-Bülten Kayıt
RÖPORTAJLAR
YÜREK SIZIM ANADOLU
YÜREK SIZIM ANADOLU
ARŞİV ARAMA
ifşa kayseri escord kayseri esc ataşehir bayan partner escobar ifşa kayseri esc bayan http://kayseri.otelincele.net