Ahmet Koçdemir

Namaz, Özgürlük ve Sorumluluk üzerine

Ahmet Koçdemir

Son zamanlarda sosyal medyada dikkat çeken ve toplumun vicdanını yaralayan bir tabloyla karşı karşıyayız.
Namazla, secdeyle, ibadetle alay eden içerikler artık münferit değil; adeta bir akıma dönüşmüş durumda.
Burada durup sormak gerekiyor:
Bu yapılan gerçekten özgürlük mü?
Yoksa başkasının kutsalını aşağılamayı cesaret sanan bir savrulma mı?
Özgürlük; inanmak ya da inanmamak hakkıdır.
Namaz kılmak ya da kılmamak bireysel tercihtir.
Ama bir başkasının inancını, ibadetini, secdesini alaya almak;
ne ifade özgürlüğüdür ne de düşünce açıklamasıdır.
Bu, açık bir saygı ihlalidir.
Namaz, milyonlarca insan için bir ritüel (alışkanlık hâline gelmiş, şekilsel bir tekrar) değildir;
kulun Rabbiyle kurduğu en mahrem bağdır.
Dert yanmadır, sığınmadır, yön bulmadır.
Bunun alay konusu yapılması,
toplumsal huzuru zedeleyen bir kırılmadır.
“Bunlar çocuk” deniliyor.
Evet, çocuk olabilirler.
Ama hiçbir çocuk kutsalla alay etmeyi kendi başına üretmez.
Bunu bir yerden öğrenir.
İşte tam burada aile devreye girer.
Eğitim, ahlak, terbiye önce evde başlar.
İnsan, kendinde olmayan bir değeri evladına veremez.
Bugün çocuklarımızın dili,
bizim çocukluğumuzdan çok farklı bir dünyada şekilleniyor.
Sosyal medya artık sadece eğlence alanı değil;
değer üreten ya da değer aşındıran güçlü bir kültür alanıdır.
Aile olmak;
sadece yedirmek, giydirmek değil,
neyin doğru, neyin sınır olduğunu öğretmektir.
Çocuğun ne izlediği, neye güldüğü,
hangi dili benimsediği
“büyüsün anlar” diyerek görmezden gelinemez.
Değer aktarımı boşluk kabul etmez.
Aile öğretmezse,
algoritmalar öğretir.
Bu meselede sorumluluk sadece ailelerde de değildir.
Yetkililerin ve dijital platformların da artık bu tabloyu ciddiyetle görmesi gerekir.
Etkileşim uğruna kutsal değerlerin alay konusu edilmesine
seyirci kalınamaz.
Bu bir sansür çağrısı değildir.
Bu bir sorumluluk çağrısıdır.
Özgürlük, saygıyla birlikte anlamlıdır.
Toplumsal barış, kutsala karşı geliştirilen dili görmezden gelerek korunamaz.
Sosyal medya şirketleri de şunu kabul etmelidir:
Algoritmalar sadece tıklama değil,
toplumsal sonuç üretir.
Bir toplum, secdeyle alay edilen bir noktaya gelmişse;
mesele birkaç paylaşım değil,
bir yön kaybıdır.
Bu yazı kimseye inanç dayatmaz.
Bu yazı, saygıya, ahlaka ve birlikte yaşama iradesine çağrıdır.

Yazarın Diğer Yazıları