DOLAR 0,0000
EURO 0,0000
STERLIN 0,0000
ALTIN 000,00
BİST 00.000
Advert
Ayşe Hopal
Ayşe Hopal
Giriş Tarihi : 19-01-2022 13:46

Ben Seni Unutmak İçin Sevmedim

“Bir şehir ol. Mesela İstanbul gibi... De ki: "Boğazım kuruyana kadar seveceğim seni...””

Ah İstanbul! Seni ne çok severim. Taa ezelden severim , öyle ki Kâlü Beladan beridir. Ruhların bir araya geldiği o mecliste, birbirimize söz vermiş gibi…

Çok küçüktüm, daha altı yedi yaşlarımda, canım ablamın bizden ilk ayrılışı ve sana gelişi… Benim için çok çok uzaklarda, sisli bulutların ardındaydın. İlk tanışmamız işte böyle oldu seninle. O çocuk kalbimde sana büyük bir aşk büyüttüm. Benim için ete kemiğe bürünmüş bir sevgili gibiydin. Ben seni hiç görmeden sevdim. Karşılıksız, masum, saf ve temiz. Çok sevince kavuşmak imkansız derler. Ama kavuşmuştuk işte, on sekiz yaşımla gelmiştim sana. Yıllardır özlemini çektiği sevgilisine kavuşan bir aşık misali içim içime sığmıyordu. İlk göz göze gelişimizde Kız Kule’siyle oldu. Mavilikler içinde bir gelin gibi nazlı, edalı o duruşuyla sanki bana göz kırpıyordu.

Biraz arkasında, sislerin ardında kalan büyüleyici tarihi yarımada.. Topkapı Sarayı’nın beş yüz yıllık surları, tarihimizin en muazzam şahidi tam karşımdaydı. Gözyaşımın buğusunda, Topkapı’nın birkaç adım ötesinde, hayalimdeki kadar güzel, hayalimdeki kadar muhteşem Ayasofya’m… Kutsal bilgelik sırrının kalbi. Bin beş yüz yıllık yaşayan ruh. Bilirim, karşında mağrur duran, altı minaresiyle yükselen Sultan Ahmet’e mahzun ve derin bakarsın. Sonra önümde uzanan o serin mavilik… Boğazın beni içine çeken suları ve sağımda boylu boyunca uzanan tarihe meydan okuyan güzelim yalılar ve Boğaziçi… İşte ben bu ilk günü, ilk karşılaşmamızı, o yürek atımımı hiç unutamam. Karar verdim ve aldım çantamı sırtıma, tüm benliğimle seni tanımak istedim. Bildiklerimle hiçbir zaman yetinmedim, seni hep daha iyi anlayabilmek için çabaladım. Tarihe şahitlik eden güzelim sokaklarında kayboldum. Yahya Kemal’in de dediği gibi “Görmedim, gezmediğim, sevmediğim hiçbir yer. Sade bir semtini sevmek bile bir ömre değer.”

Düşünüyorum da dünya üzerinde hem tarihiyle bu kadar içe içe geçmiş hem de zamanının çok ötesinde yaşayan canlı başka bir şehir daha var mıdır? Şimdi bu yazımı kaleme alırken benden çok çok uzaktasın... Ama her daim kalbimdesin. Hep derler “İstanbul’da yaşamak mı? İstanbul’u yaşamak mı?” Ben kendimi bildim bileli hep seni yaşadım. Ruhunu ruhumda hep hissettim çünkü sen benim geçmişle aramdaki muazzam bir köprüsün. Camilerin, hamamların, sarayların, hâlâ bozulmayan denize kıyısı olan semtlerin, çeşmelerin, imarethanelerin, kulelerin, cumbalı evlerin, yalıların, köprülerin ve her türden insanı yıllarca içine alan o kozmik yapınla, tarihle aramdaki en güzel bağsın. Geçmişinle beraber bugünüme de ışıksın. Dinamiksin, canlısın, değişkensin…

Çok seven bir kalp için ayrılık bir son değildir. William Butler’ın çok sevdiğim bir sözü var: “Unutma! Her gidiş bir ayrılık değildir çünkü bazen ne kadar uzağa gidersen git, yüreğin hep bıraktığın yerdedir.” der. Ayrılık günü yüreğimi ben de sende bıraktım. Hüznümü aldım sakladım, kendime yoldaş ettim. Bu kısacık ömürde bize yine hasret yine özlem dedim. O ayrılık günü Eyüp sırtlarındaki Pier Loti tepesine çıktım. Fransız yazar, İstanbul aşığı Pier Loti’nin kahvesinde çayımı yudumlarken, Haliç manzarasında şu dizeleri kaleme aldım;

Ah nazlı İstanbul’um

Seninle nefes aldığımı hissederim

Gökyüzünün altında huzura ererim

Galata kulesinde bir martınla buluşur gözlerim

Sultan Ahmet’te ezan sesleriyle ruhumu beslerim

Mihrabat korusunda şairin dizeleri düşer aklıma gülümserim

Beyoğlu’nun sokaklarında o gizemle ürkerim

En sevdiğim semtindir Emirgan

Her sokak arasında boğazın farklı bir ahengi

Ah Vefa, gençliğim okumuşluğum

Sen gerçekten sadece bir semt adı olamazsın

Bahar gelince aklıma düşer, adadaki fayton sesleri

Tarihin izlerini sürerim Fatih’te her adımımda

Üsküdar’da gelir,

en güzel vapurun sesi

Beşiktaş ağaçlı yolda yürürken, kulağımda bir İstanbul şarkısı

Ortaköy’de soluklanırken kaybolurum köprünün ışıklarında

O ışıklardan Çamlıca’ya tırmanır bir çay içip simit yerim

Mutluluk dediğin budur işte derim

Sonra ufka dalarken gözlerim, hatırlarım

Duamın en makbul yeri Eyüp, seni nasıl unutabilirim

Canım Haliç, o gemiler kızaklarla sana gelmeseydi

Sensizlik ne zor olurdu İstanbul,

Mutluluğum, ruhum, gözümün nuru canıma can İstanbul…

Ve kalem kırıldı, kelam tükendi.

Pier Loti kahvesinin güzelim manzarasında güneş bizi terk ederken, Müzeyyen Senar’ın içime işleyen o eşsiz billur sesi yükseldi. Ben seni unutmak için sevmedim…

NELER SÖYLENDİ?
@
KÖŞE YAZARLARI TÜMÜ
NAMAZ VAKİTLERİ
PUAN DURUMU
  • Süper Lig Ahmet Çalık SezonuOP
  • 1Trabzonspor3781
  • 2Fenerbahçe3770
  • 3Konyaspor3767
  • 4Başakşehir FK3762
  • 5Alanyaspor3761
  • 6Beşiktaş3758
  • 7Antalyaspor3758
  • 8Fatih Karagümrük3757
  • 9Adana Demirspor3652
  • 10Kasımpaşa3750
  • 11Hatayspor3750
  • 12Sivasspor3648
  • 13Galatasaray3648
  • 14Kayserispor3747
  • 15Giresunspor3745
  • 16Gaziantep FK3743
  • 17Çaykur Rizespor3636
  • 18Altay3734
  • 19Göztepe3728
  • 20Yeni Malatyaspor3720
Gazete Manşetleri
E-GAZETE
SONSÖZ 61.SAYI
BURÇ YORUMLARI
  • KOÇ
    Koç Burcu
  • BOĞA
    Boğa Burcu
  • İKİZLER
    İkizler Burcu
  • YENGEÇ
    Yengeç Burcu
  • ASLAN
    Aslan Burcu
  • BAŞAK
    Başak Burcu
  • TERAZİ
    Terazi Burcu
  • AKREP
    Akrep Burcu
  • YAY
    Yay Burcu
  • OĞLAK
    Oğlak Burcu
  • KOVA
    Kova Burcu
  • BALIK
    Balık Burcu
GÜNÜN KARİKATÜRÜ
E-Bülten Kayıt
ARŞİV ARAMA