DOLAR 0,0000
EURO 0,0000
STERLIN 0,0000
ALTIN 000,00
BİST 00.000
Advert
Doç.Dr. Yunus Emre Karakaya
Doç.Dr. Yunus Emre Karakaya

Dijital Dünya ve Çocuklarımız

Günümüz çocukları Z kuşağı, Z Jenerasyon, İnternet kuşağı, Google kuşağı, Net kuşağı gibi farklı kavramlarla tanımlanmaktadır.

Birçok kaynakta bu kuşak, teknolojiyle doğan, teknolojiyle yaşamını devam ettiren, teknolojik aşinalıkları yüksek, özgürlükçü, kendilerini anlatmak için veya karşı tarafı anlayabilmek için görselleri ve görsel ikonları kullanan, bilgiye ulaşmak için bir saniye bile tahammülleri olmayan bireyler olarak ifade ediliyor.

Teknolojinin akıl almaz bir şekilde geliştiği bu dijital dünyada, artık çocuklar çok küçük yaşlardan itibaren teknolojik araçlara ve internete ulaşabiliyor.

Artık, teknolojik araçları kullanım yaşının düştüğünü herhalde herkes kabul etmiş durumda. Örneğin, Facebook’ta 13 yaş gibi bir sınır var. Ancak bunun çok gerçekçi olduğunu söyleyemeyiz. Çoğu çocuk bu sınır konulan yaşın öncesinde kullanmaya başlıyor. Bu araçların kullanım yaşının giderek te düşmesini, çocukların çok uzun süre dijital dünyanın içinde kalmaları şeklinde yorumlamalıyız.

Bir araştırmada, bir çocuğun ilkokula başlayana kadar etkin sosyal medya kullanıcısı olan ebeveynleri tarafından ortalama 1000 civarı fotoğrafı ve videoyu sosyal medyada paylaşabildiği ifade ediliyor. Aslında, böyle bir paylaşımların sosyal medyaya ebeveynler tarafından aktarılması, çocuğun dijital dünyayla tanışmasının ebeveynler olduğuna işaret ediyor.

WhatsApp’da durum paylaşma, Instagram’a hikâye ekleme, Facebook’ta fotoğraf/video paylaşma gibi yeni birçok dijital dünya halleri var.

Ebeveyn olarak, acaba bu yeni dijital dünya hallerinin ne anlama geldiğini biliyor muyuz? Artık çocuklarımızın eline telefon, tablet, bilgisayar gibi araçları veriyoruz ve çocuğumuzu dijital dünyaya bırakıyoruz. Bu araçların çocuklar için komple zararlı olduğunu belirtmek tabi ki doğru bir yaklaşım olmaz.

Tabii ki ebeveynler tarafından bütün süreci ve gelişmeleri takip etmek çok da kolay bir şey değil. Ancak, çocuğunun kullandığı terminolojiye kulak kabartmak, nerelerde olduğuna dair göz ucuyla takip etmek çok önem arz ediyor.

Son yıllarda yapılan başka bir araştırmaya göre pek çok ülkede 12-15 yaş grubundaki çocuklar dijital dünyayı kendileri ve arkadaşlarından edindikleri bilgilerle öğrendiğini belirtiyor. Bu da ebeveynler olarak ciddi yol alınması gerektiğine işaret ediyor. Birçok aile bu konuda yeterince bilgiye sahip olmadığı için ihtiyaç duyduğu bilgiyi başka kaynaklardan ediniyor.

Yine teknoloji merkezli bir aileden yetişen çocukların teknoloji bağımlılığı riski daha fazla olduğu otoriteler tarafından ifade ediliyor.

Peki, çocukların dijital dünyada güvenliğini sağlamak için bizlere düşen roller nelerdir?

12-15 yaş grubundaki çocuklar dijital dünyada ne yaptıklarını ailelerinden olabildiğince saklamak istiyorlar. Bu da ebeveynlik rolünün hem anne hem de baba için çok önemli olduğunu gösteriyor.

Çocukların dijital teknolojilerle tek başına uzun zaman geçirmesi, özellikle uygun içeriklere maruz kalmaları açısından zor gözüküyor. Bu kritik dönemde, öncelikle bizlerin dijital araçları çocukla birlikte kullanmamız gerekmez mi?

Ayrıca eğitim-öğretim içerisinde zorunlu olarak verilen bilişim teknolojileri ve diğer ilgili derslerde de dijital içeriklerin verildiğini görüyoruz.

Öğretilen araçların çocukların diğer derslerine de uyumlu bir şekilde kullanılabilirliği sağlandığı zaman ve dijital teknolojilerin öğrencilere yaşam becerisi edindirmeye yönelik kullanıldığı takdirde bu derslerin amacına hizmet edecek ve daha etkili olacaktır.

Bu derslerde teknoloji yetkinliği çok yüksek düzeyde olan çocuklar yetiştirmek asıl amacımız olmamalıdır. Bizler çocuklarımızı insani değerleri özümsemiş, teknolojiyi etkin, etik ve güvenli bir şekilde kullanan bireyler yetiştirmek durumundayız.

Sonuç olarak, çocuklarımızı dijital dünyada kontrolsüz bir şekilde tek başına bırakamayız. Bu güzel dünyayı doğru bir şekilde anlamlandırması ve doğru kullanması için gerekli adımları büyükler olarak birlikte atmamız gerekiyor.

Ebeveynler aile içerisinde nasıl davranıyorsa çocuk da bunu örnek alacaktır. Dolayısıyla, öncelikli olarak çok iyi, güvenli bir rol model olunması gerekmektedir. Bunun için de biz ebeveynler olarak dijital farkındalık yaratmamız ve dijital yaşam becerilerine sahip olmamız gerekmez mi?

Görüşmek dileğiyle…

NELER SÖYLENDİ?
@
NAMAZ VAKİTLERİ
PUAN DURUMU
  • Süper LigOP
  • 1Galatasaray1945
  • 2Fenerbahçe1941
  • 3Başakşehir FK1937
  • 4Beşiktaş1835
  • 5Trabzonspor1935
  • 6Adana Demirspor1934
  • 7Konyaspor1927
  • 8Kayserispor1926
  • 9Alanyaspor1925
  • 10Fatih Karagümrük1922
  • 11MKE Ankaragücü1922
  • 12Giresunspor1921
  • 13Gaziantep FK1919
  • 14Kasımpaşa1919
  • 15Antalyaspor1818
  • 16Sivasspor1918
  • 17Hatayspor1817
  • 18İstanbulspor1915
  • 19Ümraniyespor1914
Advert
Gazete Manşetleri
E-GAZETE
SONSÖZ 89.SAYI
GÜNÜN KARİKATÜRÜ
E-Bülten Kayıt
ARŞİV ARAMA