DOLAR 0,0000
EURO 0,0000
STERLIN 0,0000
ALTIN 000,00
BİST 00.000
Advert
Nejat Ünlü
Nejat Ünlü
Giriş Tarihi : 19-03-2021 12:27

Dijital Para: BITCOIN (Tarihçe)

(Yasal Bilgilendirme Uyarısı: Bu yazı bir yatırım tavsiyesi değildir. Bu yazıdan yola çıkarak yatırım yapmayınız. Yatırım tavsiyeleri için bu konuda görevlendirilen resmi aracı yatırım kurumlarıyla görüşünüz.)

İkinci dünya savaşından sonra gittikçe artan kapitalist sistem eleştirileri 2000’li yılların başında youtube’da da yayımlanan Zamanın Ruhu (Zeitgeist) değerlendirmeleri ve videolarıyla zirveye ulaşmıştı. Bu videolarda son 30 yılın en hararetli tartışmalarını izleyebilirsiniz. Kurgulanmış dinler, para, bankacılık, terörizm ve daha onlarca konuyu dünya gündemine taşıdılar. Bu arada belirtelim anarşi kelime anlamı olarak düzensizlik, kaos, karmaşa, kavga vb. olsa da aslında bir felsefik yaklaşımdır. Anarşi İngilizce anarchy kelimesinden gelmiştir ve o da un-hierarchy yani hiyerarşisizlik kelimesinden türetilmiştir. Herkesin eşit olduğunu, alt-üst katmanların reddedildiği, sınıfları kabul etmeyen bir felsefedir. Bu felsefeyi benimseyen fikir adamları doğal olarak sistem adı altında insanlara dayatılan yaşam tarzlarını da tartıştılar. Her şeyi tartıştılar, her şeyi sorguladılar hala da bu durum devam etmektedir. BitCoin’de bu tartışmaların bir sonucudur. Her şeyin fitilini, 2008 yılında Nakamoto Satoshi rumuzuyla Dijital Para makalesi tutuşturdu. Para-banka-kapitalizm tartışmaları bu makalede ortaya atılan kimsenin sahibi olmadığı para kavramıyla daha da hararetlenmiş oldu. Yayımlanan makalede patronu olmayan, anonim, baskı altına alınamayan ve parasal işlemlerden para kazanmayı engelleyen bir sistemden bahsediyordu ve çözümün dijital paran geçtiğini anlatıyordu. Makale tartışma listelerine alev topu gibi düştü. Fikirler ışık hızında yayılıyordu. Çok geçmeden 1 yıl sonra ilk dijital para ortaya çıktı. Para dijital olarak yaratılıyor, çok güçlü şifreleme teknikleri ile (crypto-kripto) güvenliği sağlanıyordu. Yaratılan para ve bu paranın hareketleri herkesin ulaşabileceği ama anonim bir sistemdi. Kafanızı karıştırmadan bu ihtiyaç nereden doğdu ona değinelim.

Öncelikle “para nedir” ile başlayalım. Para günümüzde mal ve hizmet alım ve satımını sağlayan bir araçtır, mal ve hizmetlerin değişimini sağlar. Paranın icadı M.Ö. 7. yüzyılda Lidya’lılara dayanır. Bu tarihten önce alışveriş değiş tokuş mantığıyla gerçekleşiyordu. Altın, bakır, gümüş gibi madenlerin yanında tuz, karabiber, safran gibi değerli baharatlar da para görevi görmüştür. Hatta 1593 yılında Kanuni Sultan Süleyman Avrupa’ya lale soğanlarını gönderdiğinde lale soğanı o kadar meşhur ve pahalı hale gelmişti ki, bir lale soğanı bugünün binlerce dolarına karşılık geliyordu. Zamanla çok büyük ödemeler lale soğanıyla yapılmaya başlandı. Lale soğanları 1640’lara kadar mal alışverişinde kullanılmıştır. Özetle dünya tarihinde her zaman değerli mallar ve madenler para yerine kullanılmıştır.

1960’ların ABD başkanı Nixon’a kadar bütün devletler rezervlerindeki altın kadar para basabiliyorlardı. Ancak Nixon bu durumu ortadan kaldırmış, bankalara diledikleri kadar para basmanın kapılarını açmış oldu. Bankalar diyorum çünkü Federal Reserve Bank adı verilen FED aslında ticari bir bankadır. Her ne kadar Ulusal Banka, Merkez Bankası tadında sunulsa da sahipleri Avrupalı bankerler ve ABD’li bankacılardır. FED, 1913 yılında ABD’li bankacıların “biz de pay istiyoruz” diye içine zorla girebildikleri bir çatı örgüttür ve merkez bankası imtiyazlarının tümüne sahiptir. Yani ABD’nin bir merkez bankası yoktur. İstediği gibi para basma yetkisine sahip olan FED bugüne kadar 1 trilyon $ basmıştır. Oysaki dünya piyasalarında 7 trilyon $ bulunmaktadır. Bu para kağıt olarak değil dijital olarak üretilmiştir ve bankalarda sayısal olarak var farz edilir. Basar, toplar, faiz uygular, dondurur ne isterse yapabilir. Bildiğiniz gibi bir paradan fazla miktarda pazara sunulursa enflasyon olur ve paranın değeri düşer. Merkez bankaları sizin elinizdeki paranın değerinin düşüp düşmediğine bakmaz. Onların kendi ihtiyaçları, kendi ajandaları, kendi planları vardır. İşte bu yüzden geçen sene tüm yıl çalışıp diyelim bir araba alabiliyorken, bu yıl daha fazla çalışsanız dahi araba alamayabilirsiniz ki muhtemelen alamazsınız. Çünkü merkez kendine para lazım demiş basmıştır ve sizin alım gücünüz düşmüştür. Her şey merkezle alakalıdır, her şeyi onlar belirler.

Kripto paraların temel felsefesi de işte buralardan başlıyor. Kimse kendi kafasına göre kendi kripto parasını basamıyor, toplayamıyor, faiz veya zarar yazamıyor. Toplam üretilecek kripto para miktarı bellidir, örneğin BitCoin 21 Milyon adet üretilecektir. Diğer kripto paraların da limitleri var. Şu ana kadar 17 milyon adet BitCoin üretildi, kalan 4 milyon adet de 2140 yılı civarına kadar üretilmiş olacak. O saatten sonra ne olur bilemem, ki o tarihe kadar bu furya sürer mi o da belli değil. Ama felsefesi doğrudur. Paranın sahibi bir aile, şirket, devlet vb. değil insanlardır, sistemdir. Herkesin aldığı, sattığı, havale ettiği miktar, kimin kime transfer ettiği, zamanı bellidir ve bu bilgiler BLOK adı verilen (blockchain buradan gelir) bilgi depolarında tutulur. Milyonlarca blok (bilgilerin tutulduğu tablolar) vardır dolayısıyla bir blok hacklense de veri doğrulanmaz ve işlem kabul edilmez. Hacklemeye kalksanız milyonlarca blok’u aynı saniyede hacklemeniz lazım, ki bu imkansızdır. Bugüne kadar pek çok bankanın hacklendiğini duyduk ama 1 tane bile dijital paranın hacklendiğini duymadık. Aklınızda milyon tane soru doğdu veya doğacak biliyorum, ama hepsinin bir cevabı var, merak etmeyin. Elimden geldiğince anlatmaya çalışacağım. Olayı çok teknik detaya sokmadan biraz daha toparlayayım.

Şimdi diyelim siz Almanya’daki akrabanıza para göndereceksiniz veya bir ülkeden bir şey getirteceksiniz. Arada birçok kurum, kur farkları ve hatta vergileriyle devletler var. Hepsi paranın başına çöreklenmiş işlem yap ki biz de payımızı alalım diye bekliyor. Havale masrafı, alım satım vergileri, işlem masrafları, hesap işleme masrafları, EFT, Swift masrafları daha bir sürü. Kripto paralarda ise bunların hiçbiri yok. Dünyanın neresinde olursanız olun para sizin ve işlem masrafı, havale masrafı vs. yok. Bu haliyle dijital paralar mal ve hizmet değiş tokuşu için piyasalardaki en uygun enstrümanlardır. Bugün dünya büyük bir hızla dijital paraya geçmektedir. Dünya devi firmalardan, Ayşe teyzeye, Hans dayıya, öğrenci Alican’a kadar. Dijital para alıp satmanın, dijital parayla alışveriş yapmanın tek şartı bir normal parayı dijital paraya veya dijital parayı normal paraya çevirecek bir aracı kurum. Bu kurumlar sizin yapacağınız alışverişlerden komisyon alamazlar, sadece parayı dijitale veya dijital parayı normal paraya çevirirken bir komisyon alırlar. Zaten sizin yapacağınız alışverişlerden kimsenin bir bilgisi olmaz. Bu kontrolsüz alan doğal olarak büyük bir boşluk da yaratmaktadır. Kara para aklamadan, vergisiz alışverişe kadar pek çok kötü uygulama olabilir. Terörün, uyuşturucunun veya fuhuşun finansmanı da bunlardan biridir. Bir diğer kötü kullanımsa paradan para kazanma yoludur. Maalesef günümüzde dijital para tıpkı dövizler gibi alınıp satılarak paradan para kazanma aracına dönüşmüştür. Aslında ülkelerin paraları bir yatırım aracı değillerdir. Dolar alıp saklayarak yatırım yapılmaz. Ancak günümüz şartları o kadar değişti ki artık para alıp satarak ekonomik bir kazanç elde etmeye çalışıyoruz. Bu açıdan bakıldığında da en iyi yatırım aracının yine kripto paralar olduğu görülüyor. 1 yıl içerisinde yatırımcısına 40 kat, 50 kat kazandıran başka bir para birimi yok. İlk çıktığında 1 USD etmeyen BitCoin bugün 450.000 USD civarında. Dünyanın kripto paraya ilgisi inanılmaz. Çok kısa vadeli alım satım yapan yatırımcılar için bile inanılmaz karlar var. Bugün de epey var ama, gelecekte Kripto Zenginlerini çok daha fazla duyacağız.

Ama unutmayalım her büyük kârın doğal olarak riski de büyük olur. Kripto paraların bu anormal yükselişi elbette bir gün inanılmaz bir çöküşle sonlanabilir, ki sonlanacak. Bence daha önce yaşanan bütün balonlar gibi bu konuda da büyük bir kriz yaşanacak ve çok kimsenin canı yanacak. Etkileri küresel çapta olacak. Ama işin garibi ama olmayabilir de çok enteresan değil mi? Tüm risklerine rağmen dijital para sektörü, devasa bir hızla büyüyor ve krize girme durumu daha en az 10 yıllar sürer gibime geliyor. İnişli çıkışlı onlarca yıl.

Kripto paralar konusunda en hoşuma giden şey ise devletlerin ve bankaların bu muazzam dönüşüm karşısında aciz kalmaları. Bugüne kadar kripto parayla işiniz olmadıysa bilin ki bunun sebebi bankalar ve yozlaşmış odaklardır. Onların hiç işine gelmeyen bu yeni ödeme ve ticaret enstrümanı en çok onları etkilemiştir. Başta ABD olmak üzere tüm büyük ülkeler ve bankalar ellerindeki kontrolü kaybetmekten çok korkuyorlar. Çoğu ülke kendi kripto parasını çıkarmaya çalışıyor. Sahibi olan kripto para olur mu? Kim güvenir de alır? Boşuna bir çırpınış. Bazı ülkeler kripto paraları önce yasakladı baktı olmuyor geri adım attı. Şimdi tüm ülkeler ve finans kurumları durumu nasıl kurtarırızın peşinde.

Bu yazıda dijital paraların tarihçesiyle ilgili bir giriş yaptık. Geri dönüşlere göre işleme mantığını ve yatırımcıların neye göre ve nasıl karar verdikleri ile ilgili de bir yazı gelebilir…

Sevgi ve saygılarımla dostlarım…

NELER SÖYLENDİ?
@
NAMAZ VAKİTLERİ
PUAN DURUMU
Gazete Manşetleri
E-GAZETE
SONSÖZ 35.SAYI
GÜNÜN KARİKATÜRÜ
E-Bülten Kayıt
RÖPORTAJLAR
YÜREK SIZIM ANADOLU
YÜREK SIZIM ANADOLU
ARŞİV ARAMA
ifşa kayseri escord kayseri esc ataşehir bayan partner escobar ifşa kayseri esc bayan http://kayseri.otelincele.net