Bireylerin ilişkileri toplumların sosyo-kültürel yapılarına göre şekillenirken ilişkilerin kuralları sürekli değişmekte kartlar her daim yeniden dağıtılmaktadır. Tarafların toplumsal normlarla belirlenen/onaylanan kurallara aykırı hareket etmeleri önceleri yadırganırken şimdilerde orijinal diye rağbet görmekte romantik ilişkilerde erkek canlısı dişi(leri)sini etkilemek için çıtayı her gün biraz daha yukarı çıkarmaktadır. Romantik ilişkilerin sosyal medyada daha görünür kılınma çabaları yeni arayışlara yol açmakta bu süreçte kapitalizmin tüketen dişlileri devreye girmektedir. Flört, aşk, sevgili ve nişanlılık süreçleri erkek canlısı ile kapitalist piyasa arasında ince hesaplarla büyük bir titizlik ve üstün hesaplama teknikleriyle geçmekte her romantik ve mutlaka kutlanması gereken süreç bir öncekinden daha sürpriz daha heybetli olarak kutlanmakta kız canlısı “ hiç gerek yok “ sözleriyle erkek canlısını daha yüksekten atlamaya motive etmektedir. Evliliğin zorunluluk olmaktan çıkması ile romantik süreci, romantizm tüm ağırlığıyla ihata etmekte doğası gereği avcı-toplayıcı olan erkeği daha nahif bir hale sokmakta şok sürecine giren erkek gerçek benliğini unutmaktadır. İlişkilerin aşk ile başladığı dillendirilmekte aşkın ilk dönemlerinde karşı tarafa idealleştirilmiş benlik imgeleri fırlatılmakta bireyler karşısındakini olduğu gibi değil olmasını istediği gibi görmektedirler. C. Jung, modern erkeğin en büyük trajedisinin reddedilmesi değil kendini kabul göreceğine inandığı şekle bükmeye razı olmasıdır der. Esasında avcı-toplayıcıya bir ihanettir bu durum. İlişkilerde romantik istekler(!) kendimizi değerli/değersiz hissetmemize sebep olmakta, arzuları organize etmeyi beceremeyen erkek canlısı kadim zamanların gladyatörleri gibi arenada tek başına ölüm kalım mücadelesi vermektedir. Aşkın yaşanışı modernite süreçlerini anlamak için önemli bir mikrokozmos olarak ele alınmakta sürecin analizi sömürünün galip geldiği, karmaşık ve belirsiz bir tablo olarak karşımıza çıkmaktadır. Romantik ilişki kuramlarının hemen hepsi erkek canlısı aleyhine gibi görünmekte; yardımlaşma, duygusal karşılıklılık, iyiliğini isteme, yarar sağlama, haz, birlikte zaman geçirme ve eşitlik ilkeleri erkeğin mutlaka yerine getirmesi gereken unsurlar olarak karşımıza çıkmaktadır. Bu kurallara tam uyum sağlayan yerine getiren erkek ilişkilerin düzenliliğini sağlarken geleceğini de belirlemekte, kuralların ihlal edilmesi ya da birinin yerine getirilmemesi ilişkinin içeriğini ve geleceğini etkilemektedir. Romantik ilişkiler müzakere temelinde belirlenmekte unutulan, geçiştirilen kutsal romantik günleri ilişkiyi sarsmaktadır. Maddiyatın ilişkileri belirleyici bir etken olması ilişkileri gölgelemekte erkeği partnerine rol yapma durumuna getirmektedir. Maddiyat azaldıkça ilişkilerde partnerlerin birbirleriyle oyun oynama, seviyormuş gibi yapma görüntüleri ekranı kaplamaktadır. İlişkilerde ilk adımı atan erkek canlısı olurken kadın bu adımı bekleyen beklenti durumuna gelmesini sağlayan rolde karşımıza çıkmaktadır. Erkeğin sözlü iletişimi kadına göre daha açık ve doğrudan olmakla beklentileri fiziki yapı üzerinden gerçekleşirken kadın erkeğin statüsüne, gelir durumuna ve güvenlik duygusuna önem vermekte iki heyet halinde bir uzlaşma ile ilişki başlamakta önemli dateler kutlanmakta vitrinde yaşam için ilk adım atılmaktadır. Geleneksel, fiziksel, samimi oyuncu, görgülü ve nezaketli flört stillerinin hepsi denenmekte sözler, mesajlar heyecan verici aşk oyunları ilişkiyi alevlendirmekte flört araç olmaktan çıkıp amaç olmaktadır. Sosyal medya üzerinden tanışan, etkileşime giren bireyler birbirlerine art arda mesajlar göndermekte iltifatlar yağdırmaktadırlar. Saman alevi gibi başlayan bu süreç aynı hızla sönebilmekte arada sönen ateşe romantik günler yetişmekte alınan hediyelerle ilişki ittirilmektedir. Kişisel çıkarlar ve bunun üzerine kurulu ilişkiler doyumu ve duygusal tatmini olumsuz etkilemekte postmodern yaşamda ortaya çıkan ilişki sorunu ghosting yani hayalet olma durumunu getirmektedir. Artık uzun ilişkilere uzak bir nesil gelmekte, evlilik dışı birliktelikler, açık ilişkiler ve uzun süreli flörtler kabul görmekte 14 Şubat bu ilişkileri vitrine taşımaktadır. Sevgilisi olmayanların utangaç, mahcup oldukları bir sevgililer günü daha kutlanmaktadır…