Engin Çakır

Kör Rüya Görür Mü?

Engin Çakır

Hiç düşündün mü, kör biri rüya görür mü diye?

Doğuştan kör olanlar için rüya görmedikleri söylenir ama sonradan görme yetisini kaybedenler… Onlar rüyalarında hâlâ ışıkları görür, yüzleri hatırlar, sokaklarda yürür. Bildikleri dünya gelir rüyaya. Uyanınca ne mi olur? Her şey gider. Sadece karanlık kalır.

Rüya bir anlıktır. O an sahip olur, sonra elinden alınır. Ve bu durum, doğuştan kör olup rüya görmeyenlerden daha çok acıtır. Bu yüzden kör için rüya her zaman mutluluk değildir. Bazen doğrudan bir işkencedir. Çünkü uyanmak, gördüğü renkli ama sanal dünyadan kopmaktır. O yüzden uyanmak istemez. Hep uykuda kalmak ister.

Şimdi kendini onun yerine koy.

Rüya görüyorsun.

Uyanıyorsun.

Her yer karanlık.

Acı değil mi?

Aslında bu durum, gerçeği görmeye kör olanlar için de çok farklı değildir. Bazen bir cümleyle, bazen bir haberle, bazen tek bir olayla gerçeği görürsün. Bir anda her şey netleşir. Ama çoğu insan bu netliği taşıyamaz. Çünkü görmek sadece bilmek değildir.

Görmek; vazgeçmeyi göze almaktır.

Alıştığını bırakmak, tutunduğunu salmak, “yanılmışım” diyebilmektir. İnsan düşünceleriyle aidiyet kurar. O düşüncelerle çevre edinir, kimlik kazanır. Bazen makam, bazen statü, bazen güç… Gerçekle yüzleşmek, bunların hepsini sorgulamaktır. Hatta belki de hepsini kaybetme ihtimaliyle yüzleşmektir.

Çünkü kopmak, insanı bir anda çölün ortasında bırakır. Ne tutunacak bir dal kalır ne sığınılacak bir gölge. İşte bu yüzden bazıları gerçeği görmek istemez. Tıpkı rüya gören kör gibi…Uyanmak istemez. Çünkü uyanmak, karanlığı kabul etmektir.

Leonardo da Vinci, insanları üçe ayırır:

Görenler…

Gösterildiğinde görenler…            

Ve asla görmeyenler…

Belki de mesele körlük değildir.

Belki mesele, hangi grupta olduğumuzu kabullenmeye cesaret edip edemediğimizdir.

Çünkü görmek, sadece gözle ilgili değildir.

Görmek, bedel ödemeyi kabul etmektir.

Peki ya sen?

Yazarın Diğer Yazıları