Etem Yalın

Bartın TSO'yu tebrik ediyorum!..

Etem Yalın

Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından çeşitli periyodlarla hazırlanan ve kısa adı SEGE olan illerin Sosyo-Ekonomik Gelişmişlik Endeksi Raporu hakkında bugüne kadar en az 4 yazı kaleme almışımdır. Yetmemiş, “Biraz da konuşalım” programında iki kez konuyu tüm detaylarıyla dilimiz döndüğünce tane tane anlattık. 

Bu konuyu niye bu kadar eşiştirdik, kurcaladık?

Bakanlığın 2011-2017-2025 raporu sonuçlarına baktığımızda Elazığ’ın neredeyse tüm göstergeler bazında geri gittiğini gördüğümüzden şehirde karar alıcılar arasında bir farkındalık oluşturmak için bir mücadele verdik. Hala da devam ediyoruz…

SEGE’de Türkiye 6 bölgeye ayrılmıştır. En gelişmiş iller 1’de en geri kalmışlar ise 6’da dır.

Elazığ 2011’de 39. Sırada, 2017’de 42. Sırada ve 2025’e 47. Sırada yer almıştır. Yani istikrarlı bir şekilde geri gidiyoruz…

Sanayi ve Teknoloji Bakanı Sayın M.Fatih Kacır’da raporun hedefi ile ilgili olarak “Türkiye Yüzyılı’nda ülkemizi daha müreffeh bir konuma taşımak üzere atacağımız adımlara rehberlik etmek üzere, İllerin ve Bölgelerin Sosyo-Ekonomik Gelişmişlik Sıralaması Araştırmasının onuncusunu bu yıl tamamladık” diyor…

Yani benim bu beşinci yazı ve iki Youtbee programında dikkati çekmek istediğim hususu Sayın Bakan bu tek cümle ile özetlemiş: “…müreffeh bir konuma taşımak üzere atacağımız adımlara rehberlik etmek üzere…” 

Peki Elazığ SEGE raporlarıyla ilgili ne tür bir aksiyon aldı?

Rehber edinme hususunda bir farkındalık oluştu mu?

MHP Elazığ Milletvekili Sayın Semih Işıkver dışında bu konuyu bir mesele olarak gören ne yazık ki olmadı.

Sayın Işıkver, hem Sanayi ve Teknoloji Bakanlığına hem de Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’na SEGE sonuçlarını referans olarak gösterip Elazığ için ne tür bir planlama yapıldığıyla ilgili Soru Önergeleriyle dikkat çekti… Hatta şehrin tüm erklerine bir çağrıda bulunarak SEGE raporuna dayanarak “Elazığ için stratejik plan” hazırlanması için çağrı yaptı… 

Gene tık yok…

Şehrin üzerinde hakikaten ölü toprağı var.

Doktorun teşhis ve tedavi raporunu ret eden hasta gibi davranıyor… Allah ne ömür verdiyse…

İyi de bu sadece bizim kendi yaşam hakkımızla ilgili bir durum değil. 4 bin yıllık kadim bir şehrin bizlere emanetini gelecek kuşaklara yaşanabilir bir kent olarak taşıma sorumluluğumuz var. Veya olmalı…

Ama karar alıcıların sanıyorum tek derdi günü kurtarmak… Çünkü bu sıfır risk ve sıfır sorumluluk…

İçinde bulunduğumuz mübarek Ramazan ayının manevi iklimi midir yoksa tavakkuk mu bilmiyorum… Bartın’dan eski dostum Ramazan aradı… SEGE konusundaki yazılarım dikkatini çekmiş olmalı ki, Bartın TSO tarafından hazırlanan bir rapor gönderdi.

Dr. Öğr. Üyesi Sayın Ahmet Zelka (TOBB Bartın İli Akademik Danışmanı) tarafından hazırlanan “Bartın’ın Sosyo-Ekonomik Karnesi: 8 Yıllık Değişim Ne Anlatıyor?” raporunda SEGE sonuçları, fırsatlar ve tehditler, güçlü ve zayıf yönler, avantajlar, gelişim alanları, raporla tespit edilen değişimler ayrıntılı bir şekilde ortaya konmuş. Ve sonuç olarak Hoca şöyle diyor, “Elde edilen bu veriler, Bartın için sadece bir sıralama kaybı değil, aynı zamanda stratejik olarak odaklanmamız gereken yeni alanları işaret eden bir yol haritasıdır.”

Öncelikle ellerinize sağlık Hocam… 

Sizi ve Bartın TSO Yönetimini kutluyorum…

 

 

Yazarın Diğer Yazıları