Son günlerde ilimizde gündemin ana tartışma konusu Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’nın bir süre öne açıkladığı Endüstri Sanayi Bölgeleri projesi…
CHP Elazığ Milletvekili Sayın Gürsel Erol Elazığ’ın niçin proje kapsamında olmadığı şeklinde çeşitli aksiyonlar aldı.
Ak Parti Elazığ Milletvekili Sayın Ejder Açıkkapı ise bir savunma yapma ihtiyacı duydu.
2000’li yılların başında Avrupa Birliği tarafından üye ülkeler ile aday ülkelerin AB sürecine uyumu için bir Proje süreci başlatmıştı. AB’nin hibe destek programından istifade ederek Elazığ Ticaret ve Sanayi Odası adına iş dünyasına ve ilimize proje kazandırılması için bir mücadele başlatmıştık. İl dışında uzman eğitmenlerden çeşitli eğitimler aldık. TOBB tarafından organize edilen çeşitli programlara katılarak konu hakkında kendimizi geliştirdik. Ve netice itibariyle ülkemizde proje odaklı Oda anlamında en aktif kurumlardan birini Elazığ TSO yapma başarısını arkadaşlarımızla gösterdik…
Bilgi birikimimizi artırarak çok sayıda proje yazdık. Uyguladık. Valiliğimizin talimatıyla kurum ve kuruluşlarımıza proje eğitimleri verdik… Çok sayıda kurum ve kuruluşumuz yıllar içerisinde AB ve AB ile uyumlu şekilde ilgili Bakanlıkların çağrılarına proje hazırladılar. Elazığ bu konuda Türkiye’de önde gelen illerden biri haline geldi. Hala da öyle…
Bizim güncel meselemize gelirsek…
Sayın Erol, birden Elazığ için tarihi bir kaybı ve sahipsizliği keşfetti…
TBMM konuşması, yerelde toplantılar, medya demeçleri vs…
Sonrasında ise Sanayi ve Teknoloji Bakanı ile yapılan toplantı ve ardından paylaşılan müjde!
Sayın Erol, kamuoyunda bir popülarite artırma ihtiyacı ile mi böyle bir hamle yaptı bilmiyorum.
Ama iş en başından beri yanlıştı…
Çünkü, Endüstri Sanayi Bölgeleri Projesi bir Anadolu kalkındırma hamlesi olarak Resmi Gazetede yayımlandı. Bu proje 30 yıllık bir süreyi kapsayacak şekilde Anadolu’yu komple kalkındırma hamlesi olarak hayata geçirildi…
Ak Parti hükümetlerinin bence son 22 yıldaki en büyük hamlesi bu projedir…
Eksiklik ise, bu projenin çok iyi tanıtım ve lansmanı yapılmadan uygulamaya alınmasıdır…
Sayın Erol, popülist bir davranış sergiledi kanısındayım. Çünkü, 30 yıllık bir zaman dilimini kapsayacak hedef ve vizyon içeren projenin 1’inci fazında “Elazığ niye yok?” sorusu son derece yersizdir…
Zira, ilk fazda sadece Elazığ değil, 68 il yok…
Proje Döngüsü, Proje Matrisi eğitimlerini çok verdim… Burada bir proje döngüsü veya matrisi eğitimi vermek doğru olmaz… Ama talep edilmesi halinde aklımda kalan bilgilerle hazırım.
“Elazığ bu projede niye yok?” sorusu ne kadar yersiz ise “Müjde Elazığ Projeye dahil oldu” manşeti de o kadar yanlış ve kamuoyunu yanıltma ve algıdır…
Elbette proje içinden proje çıkarmak sürdürülebilirlik ilkesi açısından çok başarılı bir iştir…
Ancak, sürdürülebilirlik yanlış anlaşılmamalıdır…
Tanıdığım Gürsel Beyin vizyonu şu olmalıydı:
“Türkiye çok tarihi bir sürecin eşiğinde yer alıyor. Endüstri Sanayi Bölgeleri Projesi için Sayın Valimizin öncülüğünde, Milletvekilleri, Belediye Başkanı, Rektör, STK temsilcileri ve kurumlarımızla acil olarak toplanıp, Sorun Analizi, Hedef Analizi, Strateji Analizlerimizi yapıp, bu projeye her boyutu ile en iyi şekilde nasıl hazırlanabiliriz sürecini başlatmalı ve yönetmeliyiz.” Bu “abi”lik yakışırdı…
Sonuç olarak; “Elazığ niye yok?” ve “Müjde”den ari olarak, Elazığ adına bir sorun olduğu konusunda Sayın Erol ile hem fikirim…