Yerel TV kanallarında kültür sanat ve şehre dair bilgilendirici programlarıyla tanıdığımız değerli büyüğümüz Sayın Zekeriya Bican aradı… Hoş beş sohbetten sonra… Elazığ’ın hafif raylı sisteme olan ihtiyaç üzerinde durdu. Geçmişte merhum Ahmet Tevfik Ozan ve bir dönem Kent Konseyi Başkanlığı yapmış olan Avukat Sayın Rüstem Septioğlu ile yaptıkları programlarda konuyu ele aldıklarını hatırlattı. Gazeteci büyüğümüz Sayın Bedrettin Keleştimur’un da 2024 yılında yayınlanan yine bu konuyla ilgili son derce bilgilendirici bir yazısı var.
Aslında şehrin duyarlı kesimleri konuya kendi pencerelerinden hassasiyet göstermiş. Ama siyaset kurumu nedense bu konuyla ilgili bir aksiyon alma ihtiyacı duymamış.
Bunun nedeni, hafif raylı sistemin Elazığ ilinin şehir yapısıyla uyumlu olmaması mı?
Hayır öyle değilmiş… Konunun uzmanı Fırat Üniversitesi Öğretim Görevlisi Sayın Muhammed Nesih
Demirdağ Hoca yine Sayın Zekeriya Bican’ın TV konuğu olarak bu hususta bilimsel bakış açısıyla konuyu özetlemiş… Yani tabiri caizse tepsi gibi olan Elazığ il merkezi hafif raylı sistem için çok uygun.
Adındaki “hafif” ibaresi mevzuya yaklaşımda ciddiyet kaybına neden olmuş!..
Ha bu arada siyasi sahiplenme derken bir hakkı teslim edelim… 31 Mart 2024 Yerel Yönetim Seçimlerinde MHP Elazığ Belediye Başkan adayı Doç.Dr. Sayın Murat Aygen Hoca’nın seçimler öncesi açıklamış olduğu projelerinden biri Elazığ için hafif raylı sistemdi… Nasip değilmiş…
Nedir bu hafif raylı sistem?
Hafif raylı sistem; genellikle ağır raylı sistemlere ve metrolara göre daha düşük kapasite ve hıza, tramvaylara göre ise daha yüksek kapasiteye ve hıza sahip olan şehir içi raylı toplu ulaşım şeklidir.
Türkiye’de halen 12 ilde aktif kullanılıyor… Ulaştırma Bakanı Sayın Abdulkadir Uraloğlu 2025 sonunda yaptığı bir açıklamada, Türkiye genelinde yaklaşık 1400 Km’ye kadar şehir içi hafif raylı sistem ağının genişletileceğini açıkladı. Ve Samsun, Trabzon, Erzincan ile Erzurum’da 297 km kent içi raylı sistem yapılacağı müjdesini verdi… Parantez içi belirteyim “müjde” dediğinde zaten böyle olur…
“Sanayi Bölgeleri” üzerinden gereksiz tartışma ve kamuoyunu maniple etme yerine keşke Elazığ için bu konu önceliklendirilseydi… Çünkü sanayi bölgeleri programı bir devlet programı ve 30 yıllık bir sürçte tüm Anadolu’yu kapsama hedefi var… Ama hafif raylı sistem bir talep ve vizyon meselesi…
Bugün Elazığ trafiği hem araç sahiplerinin hem de tüm vatandaşların ortak sorunu ve çilesi…
Hankendi-Fethi Sekin Şehir Hastanesi ana hattına, Güneykent, Çaydaçıra ve kısa mesafeli bağlantılar şehir trafiğini yüzde elli oranında rahatlatabilir…
Yaşanabilir şehirler, modern kent kimliği, akıllı şehirler, cazibe merkezi iller kuru sözle olmuyor…
Elazığ 20/30/50 yıllık meseleleri konuşmaktan yoruldu… Bıktı, umandı…
Vizyonsuzluk normalleşti…
Şehrin yeni bir hikaye yazma zorunluluğu artık kaçınılmaz…
Suçlu veya sorumlu aramaya gerek yok… Bu şehirde nefes alan her bireyin kendini sorgulaması, yaşadığı şehri sorgulaması neyin değişmesi gerektiği veya kendisinin değişmesi gerektiğine karar vermesi gerekiyor…
Benden söylemesi:
“Öküzün trene baktığı gibi” çevre illerin hafif raylı sistemine 20/30/50 yıl bakmak yorar…