DOLAR 0,0000
EURO 0,0000
STERLIN 0,0000
ALTIN 000,00
BİST 00.000
Advert
Prof.Dr.Mehmet Çavaş
Prof.Dr.Mehmet Çavaş

GEÇMİŞTEN BUGÜNE TÜRKİYENİN ÜRETİM SÜRECİ

Geçmişten bugüne insanlık tarihi incelendiğinde ekonomik gelişim açısından sanayi devrimi birçok ülke için önemli bir dönüm noktası olmuştur. Tarım toplumundan sanayi toplumuna geçişte önemli bir rol oynayan sanayi devrimi, ülkeler arasındaki ekonomik, siyasal ve teknolojik güç dengelerini değiştirdiği, bu süreci iyi değerlendirerek sanayileşen ülkelerin diğer ülkelere göre önemli avantajlar elde ettiği görülmektedir. Osmanlı imparatorluğu da bu süreci yakından takip etmiş, batıda gelişen teknolojiyi transfer edip sanayileşmek için çeşitli adımlar atmış olmasına rağmen, ortaya çıkan ekonomik sıkıntılar, toplumsal olaylar, ülkedeki siyasi çekişmeler bu sürecin başarıya ulaşmasını olumsuz etkilemiştir. Bunların dışında ortaya çıkan Balkan savaşları ve I. Dünya savaşı sonunda Osmanlı imparatorluğu dağılmış ve akabinde verilen kurtuluş savaşı mücadelesi sonunda Türkiye Cumhuriyeti kurulmuştur. Yeni kurulan genç Cumhuriyette, özellikle Balkan savaşlarında ve I. Dünya savaşında teknolojik üstünlüğün, kazanmak için ne kadar önemli olduğu anlaşılmış ve bu kapsamda hem dışa bağımlılığı ortadan kaldırmak hem de tam bağımsız bir Türkiye’yi inşa etmek için Mustafa Kemal Paşa önderliğinde milli kalkınma hamlesi başlatılmıştır. Bu inançla özellikle havacılık sektöründe uçak, silah ve bomba üretiminde önemli adımlar atılarak büyük başarılar elde edilmiştir. Bu çerçevede çıkarılan Teşvik-i Sanayi Kanunu ile yerli üreticinin korunması, desteklenmesi ve yerli üretimin teşvik edilmesi amaçlanmıştır. Bunun dışında Sümerbank ve Etibank’ın kurulması da yerli ve milli sanayi ile birlikte milli iktisadın tesisi için atılan önemli adımlar olmuştur. Milli üretim ve milli sermayenin oluşturulmaya çalışıldığı bu dönemde, Vecihi Hürkuş, Nuri Demirağ, Selâhattin Alan’ın yaptığı çalışmalar ve Kayseri’de kurulan Uçak Fabrikası ile birlikte, Nuri Killigil’in Beykoz’da kurduğu silah fabrikası, Şakir Zümra Bomba fabrikası vb. birçok sanayi tesisi kurularak o dönemde dünya standartlarında yerli ve milli imkânlarla çeşitli uçaklar, silahlar, füzeler ve bombalar tasarlanarak üretilmiştir. Ayrıca 1956 yılında Gümüş Motor şirketi kurularak tamamen yerli motorlar, 1961 yılında 129 günde Devrim arabaları, 1970’lı yıllarda Uslu ve Boncuk 09 adı verilen yerli bilgisayarlar ve 1993 yılında ilk yerli cep telefonu olan Aselsan-1919 üretilmiştir. Savunma sanayi başta olmak üzere 2000’li yıllardan sonraki gelişmeler ise hepinizin malumudur.

Yukarıda açıklamaya çalıştığım ülkemizdeki sanayileşme hamleleri Osmanlının son dönemlerinde başlamakla birlikte 1938 yılına kadar çok ciddi bir ivme kazanmıştır. Fakat Atatürk’ün ölümü ile birlikte ortaya çıkan yeni siyasi anlayış ve bürokratik yapı, ne yazık ki sanayiciye destek olmak yerine köstek olmayı tercih etmiş ve son teknoloji ile donatılmış bu sanayi tesisleri birer birer kapanmak zorunda bırakılmıştır. Oysaki o gün üretime dayalı ekonomik sistemini oluşturan ülkeler bugün güçlü ekonomik yapıları ile dünyaya yön veren ülkeler arasındadır. 1923’ten sonra ülkemizde üretime dayalı bir ekonomik model oluşturmak ve dışa bağımlılığı ortadan kaldırarak tam bağımsız bir Türkiye inşa etmek için kurulan uçak, silah, otomotiv vb. alanlardaki fabrikalarının kimler tarafından neden ve niçin kapatıldığı? sorusunun cevabı iyi anlaşılmalıdır. Mustafa Kemal Paşa’nın ölümünden sonra, ülkemizde oluşturulan vesayet sistemi, ülkenin menfaatlerini kendi iktidar hırslarına feda eden siyasetçilerin ülkeyi nasıl dışa bağımlı hale getirdiği, oluşturulan ekonomik krizler ile kimlerin bir gecede nasıl zengin olduğu, çıkarılan sosyal olaylar ile toplumun nasıl kutuplaştırıldığı, her on yılda bir yapılan darbelerin siyasi, ekonomik ve toplumsal etkileri iyi anlaşılmalıdır. Çünkü geçmişi bilmeden bugünü anlamak ve geleceği buna göre planlamak mümkün değildir. Bugün gelinen noktada sürekli yaşanan ekonomik krizlerin en önemli nedenlerinden biri 1940’lı yıllardan bugüne kadar üretime dayalı bir ekonomik sistem yerine ithalata dayalı ve dışa bağımlı bir ekonomik sistemin tercih edilmiş olmasıdır. Geçmişten ders alınarak bugün savunma sanayinde olduğu gibi diğer bütün sektörlerde yerli ve milli üretim seferberliği başlatılmalı, dışa bağımlılık en aza indirilerek kendi ayakları üzerinde duran, kendi kendine yeten bir ekonomik yapı oluşturularak ekonomik krizler tarihe gömülmelidir. Unutulmamalıdır ki, üretmeden tüketen toplumlar, üretici toplumların modern kölesidir. Bu kadirşinas millet, geçmişte olduğu gibi bugün de bunu başaracak güce ve kudrete sahiptir, yeter ki gölge edilmesin başka ihsan istemez...

NELER SÖYLENDİ?
@
NAMAZ VAKİTLERİ
PUAN DURUMU
  • Süper LigOP
  • 1Galatasaray1945
  • 2Fenerbahçe1941
  • 3Başakşehir FK1937
  • 4Beşiktaş1835
  • 5Trabzonspor1935
  • 6Adana Demirspor1934
  • 7Konyaspor1927
  • 8Kayserispor1926
  • 9Alanyaspor1925
  • 10Fatih Karagümrük1922
  • 11MKE Ankaragücü1922
  • 12Giresunspor1921
  • 13Gaziantep FK1919
  • 14Kasımpaşa1919
  • 15Antalyaspor1818
  • 16Sivasspor1918
  • 17Hatayspor1817
  • 18İstanbulspor1915
  • 19Ümraniyespor1914
Advert
Gazete Manşetleri
E-GAZETE
SONSÖZ 89.SAYI
GÜNÜN KARİKATÜRÜ
E-Bülten Kayıt
ARŞİV ARAMA