Futbol bazen sadece bir oyun değildir.
Bazen bir şehrin umudu olur.
Bazen insanların hayata tutunduğu bir sevda…
Elazığspor işte böyle bir takım.
Bir sezon boyunca mücadele edildi…
Tribünler deplasman yollarına düştü…
Şehir tek yürek oldu…
Sonunda her şey penaltılara kaldı.
Ve hayal, birkaç penaltıyla ertelendi…
Ama mesele sadece elenmek değil.
Asıl önemli olan; son ana kadar mücadele eden futbolcular, takımını yalnız bırakmayan taraftarlar ve umudunu kaybetmeyen bir şehrin varlığıdır.
Çünkü gerçek taraftarlık sadece kazanırken ortaya çıkmaz.
Takım düştüğünde de yanında durabilmektir.
Kolay olan başarıda alkış tutmaktır.
Zor olan kaybedince de aynı armayı taşımaktır.
Penaltılar bir maçın kaderini belirler…
Ama bir şehrin sevgisini belirleyemez.
Bu şehir çok şey yaşadı.
Depremler gördü, zorluklar gördü, yalnız kaldı…
Ama her defasında yeniden ayağa kalktı.
Çünkü Elazığspor sadece bir futbol takımı değildir.
Bu şehrin hafızasıdır, gururudur, inadıdır.
Bugün üzgün olabiliriz…
Ama yarın yine stat dolacak.
Yine çocuklar bordo beyaz forma giyecek.
Yine herkes “Belki bu sene…” diye umut edecek.
Çünkü bazı sevgiler ligle ölçülmez.
Bazı bağlılıklar skor tabelasına sığmaz.
Ve gerçek taraftar, takımını kaybettiği gün de sahiplenendir.
Unutulmasın…
Penaltılar Elazığspor’u bir üst lige çıkaramamış olabilir…
Ama bu şehrin takım sevgisini asla bitiremez.