Halit Ziya Ağcabay

Popülizm Nedir? Kulağa Hoş Gelen Siyaset

Halit Ziya Ağcabay

Popülizm… Son yıllarda neredeyse her siyasi tartışmada duyduğumuz, ama çoğu zaman tam olarak ne anlama geldiği üzerinde uzlaşamadığımız bir kavram. Kimi için “halkın sesi”, kimi içinse “siyasetin en tehlikeli kısayolu”. Peki popülizm gerçekten nedir?

En sade haliyle popülizm, siyaseti “halk” ve “elitler” arasında keskin bir karşıtlık üzerinden kuran bir anlayıştır. Popülist söylemde halk her zaman iyidir, temizdir, mağdurdur; elitler ise yozlaşmış, çıkarcı ve halktan kopuktur. Bu basit denklem, karmaşık toplumsal sorunları anlaşılır kılar gibi görünür. Ama tam da bu basitlik, popülizmin en cazip ve en sorunlu yanıdır.

Popülizm ideoloji değildir; sağda da solda da, hatta bazen ikisinin karışımı olarak karşımıza çıkabilir. Sol popülizm daha çok ekonomik eşitsizlik, yoksulluk ve adalet üzerinden konuşur. Sağ popülizm ise kimlik, göç, güvenlik ve “biz ve onlar” ayrımıyla beslenir. Ortak noktaları şudur: Hepsi “halk adına” konuştuğunu iddia eder.

Sorun da burada başlar. Çünkü “halk” tek, homojen ve aynı düşünen bir kitle değildir. Farklı görüşler, talepler ve yaşam biçimleri vardır. Popülizm ise bu çeşitliliği görmezden gelir; halkı tek bir iradeye indirger. Bu iradeye karşı çıkanlar da kolayca “halk düşmanı”, “elit”, “dış güçlerin uzantısı” ilan edilir.

Popülizmin kısa vadede işe yaradığı inkâr edilemez. Güçlü sloganlar, duygulara hitap eden konuşmalar, karmaşık sorunlara verilen basit cevaplar… Seçmen için rahatlatıcıdır. Ancak uzun vadede bedeli ağır olabilir. Kurumlar zayıflar, hukuk ikinci plana itilir, eleştiri düşmanlıkla eş tutulur. “Ben halkım” diyen bir liderin karşısında denge ve denetleme mekanizmaları anlamsızlaşır.

Bu noktada şu soruyu sormak gerekir: Popülizm her zaman kötü müdür? Hayır. Halkın gerçek sorunlarını gündeme taşımak, siyasetin halktan kopmasını eleştirmek elbette değerlidir. Sorun, bunun akılcı çözümlerle mi yoksa duygusal manipülasyonla mı yapıldığıdır. Popülizm, çözüm üretmek yerine öfkeyi yönetmeye başladığında tehlikeli hale gelir.

Sonuç olarak popülizm, kulağa hoş gelen bir siyaset dili sunar. Ancak demokrasi sadece sandıktan ibaret değildir. Çoğulculuk, hukuk ve özgür tartışma olmadan “halk adına” konuşmak, halkın yararına olmayabilir. Belki de bugün ihtiyacımız olan şey, daha yüksek sesle konuşan siyasetçiler değil; daha fazla düşünen, dinleyen ve hesap veren siyasetçilerdir.

Yazarın Diğer Yazıları