Mehmet Şağbanşua

7 Yıldır Bulamadınız mı?

Mehmet Şağbanşua

Aslında defalarca yazdım.

Defalarca konuştum.

“Bunlar bu işi beceremez” dedim.

“Bilmemek ayıp değil, öğrenmemek ayıp” dedim.

İnsanlığımın gereğini yaptım.

Adres gösterdim.

“Gidin, öğrenin; örnek alın” dedim.

Dinleyen kim?

Elazığ’ın kentsel dönüşümünden bahsediyorum.

Şehrin perişan olan 18 mahallesi diyorum.

Koskocaman 7 yılda yapabildikleri sadece 160 konut.

İlk dönemlerinde beceremediler.

“İkinci dönemimizde yapacağız” dediler.

“Yerinde Dönüşüme Yeni Vizyon” diye pazarladılar millete.

Videolarla, görsellerle paylaşıp durdular.

Vatandaşa “YENİ KOMŞUNUZ BİZİZ” diyeceklerdi.

Bu amaçla kentsel dönüşüm ofisleri oluşturdular.

Ankara’dan ekip getirttiler.

O ekibe 2 milyon TL de para ödediler.

Sonuç: sıfır, sıfır, sıfır.

Nailbey Mahallesi’nde vatandaşlara sunulan teklifi 1000 kişiden 130 kişi kabul etmiş.

Ankara’dan gelen ekip vatandaşı ikna edememiş. Kendisi de gitmiş ama vatandaş yine ikna olmamış.

Yani Nailbeyliler, kendilerini komşuluğa kabul etmemişler.

“Neden acaba?” diye sormaya gerek bile duymuyorum, inanın.

Çünkü bunun böyle olacağını en başından biliyordum.

Bu kadar reklamın, bu kadar algının tek kazananı; 2 milyon TL alan haritacılık firması. O kadar.

 

“Nailbey Mahallesi’ndeki 8 adada bin konutun maliyeti 4,5 milyar” diyor belediye başkanı.

Ama para yok.

Niye para yok?

Dünya kadar arsa sattınız.

Uzay kadar kredi kullandınız.

Ne oldu? Niye paranız yok?

Kentsel dönüşümde kullanılmak üzere bedava verilen arsaları satmadınız mı?

Nerede o paralar?

Niye Nailbey Mahallesi’nde 1000 konutu dönüştürecek parayı bulamadınız?

Niye Nailbey Mahallesi’nde 1000 konutu dönüştürecek bütçeyi oluşturamadınız?

Niye Nailbey Mahallesi’nde 1000 konutu dönüştüremediniz?

Niye Nailbey Mahallesi’nde 870 Elazığlıyı ikna edemediniz?

Niye 870 Elazığlı sizinle komşu olmak istemedi?

Hiç düşündünüz mü?

Düşünmezsiniz.

Niye düşünesiniz ki?

Çünkü sizin öyle bir derdiniz yok.

Sizin kentsel dönüşüm gibi bir probleminiz yok.

Siz sosyal medyadan kim kimi beğenmiş, kim kimi ziyaret etmiş diye hafiyelik yapmayı bilirsiniz.

Siz kurumlardan arsayı bedavaya alıp alelacele paraya çevirmeyi bilirsiniz.

Siz 40 milyona almayıp 540 milyona kiralamayı bilirsiniz.

Siz tasarruf etmeyi, hibe bulmayı, kaynak üretmeyi değil; kredi kullanmayı bilirsiniz.

Siz kurum arsalarından pay almayı bilirsiniz.

Siz kendinize TAŞ KONUT yapmayı bilirsiniz.

Başka belediyelerin sosyal medya paylaşımlarını taklit edeceğinize, onların yaptıklarını takip edin biraz.

Hangi belediye kentsel dönüşümü nasıl becermiş, onu araştırın.

Hangi belediye vatandaşını ne kadar sosyal konuta kavuşturmuş, onu öğrenin.

Şahinbey…

Bak, adam tarih yazıyor.

10 bin sosyal konut yapıyor.

“Kredi yok, faiz yok, banka yok, ara ödeme yok” diyor.

“Belediye imkânlarımızla yapıyoruz” diyor.

“120 ay vade imkânı ile yapıyoruz” diyor.

Siz ne yapıyorsunuz?

Taş konakta şöminenin önünde oturup armudun pişip ağzınıza düşmesini bekliyorsunuz.

“Yurt dışı fonlarını takip ediyoruz. Gidiyoruz, istiyoruz, araştırıyoruz” diyorsunuz.

Oldu da bitti maşallah, öyle mi?

Hiç de öyle değil artık.

İnanın, papaz her gün pilav yemeyi bırakmış.

Yazımın sonunda muhataplarına Sayın Gürsel Erol gibi sesleniyorum:

“Mahallelerimize bakın, her mahalle enkaz. Ama kentsel dönüşümü yapamadık. Yok yurt dışı fonlarını takip ediyoruz, yok gidiyoruz, istiyoruz, araştırıyoruz…

Kardeşim, 7 yıldır bulamadınız mı?”

Yazarın Diğer Yazıları