4 Nisan tarihli köşe yazımda yazmıştım: Üniversiteye tahsisli 150 dönüm arazinin Karayollarına verildiğini…
“1950’lerde Elazığ’da üniversite yapılsın diye insanların bila bedel verdikleri araziyi, 2026 yılında millet bahçesi yapılması için feda eden Elazığlılar yaşıyor.” demiştim.
Ama o fedakâr Elazığlıların isimlerini açıklamak içimden gelmemişti.
Sağ olsun Sayın Semih Işıkver, önceki hafta canlı yayında bu fedakâr Elazığlıları açıkladı.
Önce Karayollarının taşınma hikâyesini, hafızalarınızı tazelemek açısından anlatayım:
2021’de Karayollarının şu an bulunduğu yerleşkenin Ulaştırma Bakanlığı tarafından Elazığ Belediyesine devredildiği söylendi.
Karayolları 8. Bölge Müdürlüğü şehir dışına taşınacak, yerine Elazığ Belediyesi tarafından millet bahçesi yapılacaktı.
Karayollarının ise Malatya yolu üzerinde, Kesikköprü mevkiinde, Fırat Üniversitesi Harput Yerleşkesi’nin yanına taşınacağı ifade edildi.
Yani İletişim Fakültesi’nin bulunduğu alanın hemen yanı başına…
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’na ait 600 dönüm arazinin 150 dönümü bu trampa için ayrılacaktı.
Bu açıklamalardan bir yıl sonra yani 2022 yılında ise Karayollarının mevcut yerinin Elazığ Belediyesi’ne değil, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’na devredileceği açıklandı.
İlk açıklamaların üzerinden 4 yıl geçtikten sonra, 2025 yılında Elazığ Belediyesi bu 600 dönüm arazide imar revizyonu yaptı.
Söz konusu alanın imar planı “TİCK (Ticaret + Konut), E:1.50, Yençok: 5 kat” şeklinde değiştirilerek 22 adada 124 parsel oluşturulmuştu.
Bu alan içerisinde anaokulu, ilkokul, ortaokul, lise, sağlık alanı, rekreasyon alanı ve belediye hizmet alanları oluşturulurken, Karayolları Bölge Müdürlüğü yerleşkesi için alan ayrılmamıştı.
Yani 600 dönüm alan içerisinde Karayolları Bölge Müdürlüğü yerleşkesi için bir alan ayrılması unutulmuştu.
Bu unutkanlık fark edilince, Fırat Üniversitesi İletişim Fakültesinin yer aldığı alanın Baskil yoluna bakan kısmından 150 dönüm arazi, üniversite genişleme alanından çıkarılarak “resmî kurum alanı” olarak işlenmiş ve konu çözüme kavuşturulmuştu.
Fakat Rektör Göktaş bu değişikliği kabul edemeyeceğini ve konuyu üniversite senatosuna taşıyacağını bildirmiş, ardından da konuyu üniversite senatosuna taşımıştı.
Üniversite Senatosu, oy birliğiyle bu arsanın eğitim alanından çıkarılmasına karşı çıkmış ve alınan karar yetkililere iletilmişti.
Elazığ Belediyesi’nin 600 dönüm alan üzerinde yaptığı imar revizyonundan sonra bu alanın ilk etapta 70 dönümünü satışa çıkarması üzerine, 28.12.2025 tarihinde “Karayolları’nın Taşınacağı Arsa Satışa mı Çıkarılıyor?” başlıklı haberimizle konuyu şehir gündemine ilk taşıyan biz olmuştuk.
Hatırlarsınız, Elazığ heyeti Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum ile ikinci kez bir araya gelmişti.
Toplantı sonrası yapılan açıklamalarda yalnızca çimento fabrikasının taşınması ve kentsel dönüşüm konularıyla ilgili alınan kararlar duyurulmuştu.
Başka bir şey açıklanmamıştı.
Aslında toplantıda gündeme gelen başka konular da varmış.
Bunlardan biri de Karayolları yerleşkesine tahsis edilecek araziymiş.
Sağ olsun, bunu da Sayın Işıkver sayesinde öğrendi kamuoyu.
Konuyu o toplantının gündemine kim taşıdı ve arsanın verilmesi için aşırı baskı yapan birileri oldu mu bilemiyorum tabii.
Bakan Kurum’un “Ne yapalım, verelim mi bu arsayı?” sorusuna Sayın Işıkver şiddetle karşı çıkmış; ancak toplantıya katılanların çoğunluğu “Evet, verelim” deyince Bakan Kurum da “Hayırlı olsun” demiş.
Anlayacağınız, “Herkes erdi muradına, biz çıkalım kerevetine” hadisesi bir kez daha yaşanmış.
Şimdi diyeceksiniz ki:
“Olmuş, bitmiş; sen neyin derdindesin?”
Vallahi ben bir şeyin derdinde değilim.
Ama kafama takılan bazı şeyler var.
Mesela, adı ve soyadı aynı olan iki vekili anlamakta inanın zorlanıyorum.
İkisi de Bakan Kurum’un “Verelim mi?” sorusuna “Evet” demiş.
Adı Erol olan vekilimizle başlayalım:
Kendisi Fırat Üniversitesi mezunu.
Mesleğinin her kademesinde Fırat Üniversitesi var.
Araştırma görevlisi olarak başladığı kariyerinde yardımcı doçentlik, doçentlik ve profesörlük unvanlarının hepsini Fırat Üniversitesinden almış.
Ama Bakan Kurum “Verelim mi?” dediğinde masaya vurup “Durun, bu karar alınamaz!” diyememiş.
Sayın Işıkver’in ifadesiyle ağzını dahi açamamış…
Üniversite camiası “Sen bizim arsamızı dahi savunmaktan imtina ettin” dediğinde vereceği cevabı şimdiden hazırlasın. Çünkü bu camiada kendisine çok büyük tepki var, iyi bilsin.
Gelelim soyadı Erol olan vekilimize…
Partisince idare edilen belediyelerin yaptığı “iki tam bir çeyrek okul” ile övünüp duran vekilimize…
Eğitime sağladığı katkıları her daim tekrar tekrar anlatıyor.
Ama o da Bakan Kurum’un sorusuna “Evet” diyor.
Eğitime ayrılan arsanın verilmesine nedense karşı çıkmıyor.
O vekil bugünlerde sağlık için ayrılan alanların satışına karşı çıkıyor.
“Satılmayacak o alanlar” diyenlere inanmayıp kararname istiyor.
Yok efendim, o arsalar ifraz yapılıp bir kısmı sağlık alanı olarak bırakılıp geri kalan kısmı satılırmış…
Yahu kardeşim, dün imar planı değiştirilip bir kısmı Karayollarına devredilen eğitim alanının verilmesine “evet” diyen siz değil miydiniz?
Niye itiraz etmediniz?
Niye sesinizi çıkarmadınız?
Bugün kalkmış esip gürlüyorsunuz…
Eğitimde başkasınız, sağlıkta başka.
Evet, toplantı yapıldı, bitti.
Üniversite arazisinin Karayolları yerleşkesi yapılmasına oy çokluğuyla karar verildi.
Eğitim sevdalıları ile yeşil alan sevdalıları da belli oldu.
Geç de olsa o toplantıda konuşulan konular bir bir gün yüzüne çıkmaya başladı.
Peki o toplantıda alınan kararların yansımaları nasıl olacak?
150 dönüm eğitim alanının verilmesinden Sayın Işıkver, Fırat Üniversitesi camiası ve benim dışımda rahatsız olanlar var mıdır?
Bence vardır!
Bu karardan rahatsız olan başka bir kurum daha var mıdır?
Bence vardır!
Peki o toplantıda gündeme gelen ama açıklanmayan başka konular var mıdır?
Bence vardır!
Bu arada belki birileri yanıtlar diye sorayım:
Mevcut Karayolları yerleşkesi hangi bakanlığın uhdesinde?
Karayolları Bölge Müdürlüğü taşınacak mı, taşınmayacak mı?
Karayolları taşınırsa yerine millet bahçesini kim yapacak?
Ha bu arada, o toplantıda gündeme gelen ama açıklanmayan diğer konulara da sıra yavaş yavaş geliyor…