Suya yüzde 775 zam yapmışlar.
Zarar ediyorlar.
Ulaşıma yüzde 1214 zam yapmışlar.
Zarar ediyorlar.
Elektriği, vergiyi, SSK’yı, telefonu, interneti ödemiyorlar.
Zarar ediyorlar.
Alacaklarını tahsil edemiyorlar.
Zarar ediyorlar.
Kredi kullanıyorlar.
Zarar ediyorlar.
Dünya kadar taşınmaz sattılar, borç bitmedi.
Ha bire satmaya devam ediyorlar.
Yetmiyor.
Kredi kullanacaklar.
685 milyon kredi.
685 milyon krediye tam 542 milyon faiz ödeyecekler.
Neredeyse iki katı.
Allah aşkına, bu kafayla nasıl borç biter, nasıl kâr eder bu belediye, bilen söylesin.
Belediye bütçesinden yaptıkları, gelir getirecek ne kadar işletme varsa EBUAŞ’a verdiler.
Belediyenin buralardan bir tek kuruş geliri yok.
Külfeti Elazığlılara, nimeti EBUAŞ’a.
Su arıza, park bahçe işleri, kaldırım, asfalt bakım-onarım işlerini müteahhitler yapıyor.
Araçların hepsi kiralık.
Asfaltı bile müteahhit döküyor.
Gelir yok, tahsilat yok.
Tasarruf etmeyi bırakın, düşünen bile yok.
Nasıl olacak peki bu işler?
Aman canım, kimin umurunda sanki.
Nasıl olsa işin kolayını bulmuşlar.
Sat arsayı, kullan krediyi.
Oh ne güzel memleket.
Oh ne güzel idare.
Sayıştay müfettişleri sizi uyarmadı mı?
Yanlış yoldasınız demedi mi?
Bu kafayla devam ederseniz batarsınız demedi mi?
Dedi.
Eeee, siz ne yaptınız?
İmamsınız ya, cemaat umurunuzda bile gelmedi.
Nasıl olsa kimsenin sesi çıkmıyor.
Nasıl olsa kimse bir şey söylemiyor.
Biz biliyoruz sizin hesap kitaptan pek anlamadığınızı.
Hep söylüyoruz da…
Bizi kaale almıyorsunuz, anladık.
Yahu hiç mi etrafınızda eşiniz, dostunuz yok?
Hiç mi seveniniz yok?
Etrafınızı hep “Padişahım çok yaşa” diyenler mi çevirmiş?
Kimse size “dur patron dur” şarkısını hiç dinletmiyor mu?
Dünya kadar alacağınız varken niye kredi kullanıp borcunuzu daha da artırıyorsunuz?
Tavuk gibi yanı başınızda yatan alacağınızdan haberiniz yok mu yoksa?
EBUAŞ’taki alacağınızdan bahsediyorum.
Hani o Nasreddin Hoca fıkrasındaki gibi olan alacağınızı.
EBUAŞ, villalardan dolayı size 634 milyon borçlu değil mi?
Almadıysanız eğer, tahsil edin o alacağınızı.
Hazır “Kilo Mangal Otobüsü” ile “Al Yakıştır” ile iyi para kazanıyorlar.
Paraları çok olsa gerek ki 12 ay taksitle iş yeri satıyorlar.
Ödesinler borçlarını.
Siz de alın alacağınızı, kredi kullanmayın.
Borç yükünü artırmayın, faize bulaşmayın.
Bu şehre daha fazla zarar vermeyin.
İsteyin Aydın Kara’dan “eve götürdük” dediği 555 milyonu.
Alın EBUAŞ’a verdiğiniz işletmeleri geriye.
Baksanıza, o kadar nezih işletme ellerindeyken modifiye otobüste tavuk dürüm satıyorlar.
“Daha çok para kazanıyoruz” diyorlar.
Alın oraları geriye, çıkarın açık ihaleye.
Müstecirler kiralasın, belediyeye gelir gelsin.
EBUAŞ da modifiye otobüslerde, modifiye minibüslerde dürüm satsın, ekmek satsın, tavuk satsın,çorba satsın.
Başarılarına başarı katmaya, Türkiye’ye örnek olmaya devam etsin.
Ahmet Abi, bir de bana kızıyorsun.
Ben daha ne yapayım, ne diyeyim bilmiyorum ki?