Mehmet Şağbanşua

Tavukları döndermişem.

Mehmet Şağbanşua

“Kuzgun’a yavrusu anka görünürmüş.” derler.

EBUAŞ’ta belediye yetkililerine öyle görünüyor.

Kendilerini övdükçe övüyorlar.

Kendilerine bir de Kristof Kolomb süsü vermiyorlar mı?

Anlattıklarını dinleyince “Vay anasını sayın seyirciler.” diyor insan.

Ardından da “Sen Neymişsin Be Abi” şarkısını mırıldanıyor.

Yaptıkları işleri bilmesek neredeyse biz de inanacağız.

Yaptıkları işler ortada.

Şirketin nakdi sermayesi 150 milyon TL.

Harput Konukevi Butik Otel, Ahmet Tevfik Ozan Fuar ve Kongre Merkezi, Cumhuriyet Meydanı yer altı otoparkı, 15 Temmuz Meydanı yer altı otoparkı ve Geri Dönüşüm Parkı nakdi sermaye olarak aktarılan mülkiyetlerden birkaçı.

Bünyesinde 680 personel çalıştıran bir şirket.

Bu devasa sermayeli şirketin yaptığı işler neler?

Kafeterya işletmek, otobüste tavuk dürüm satıp araç yıkamak.

“Al yakıştır.” diyerek cıncık boncuk satmak.

Yaptıkları işler bunlar.

Belediye konukevi işletiyorlar.

Ama Elazığ Belediyesi misafirlerini başka yerlerde ağırlıyor.

Ve bir yılda 1 milyon TL’den fazla konaklama bedeli ödüyor.

Villa yapıyorlar.

TOKİ’nin günde 550 konut yaptığı ülkemizde 3 yılda 501 villa yapıp teslim edemiyorlar.

Elbüsleri işletiyorlar.

Otobüslerin kredi borcu ödenmiş mi, ödenmemiş mi bilen yok.

Fuarcılık şirketleri var, organizasyonlarını başka firmalar yapıyor.

Yahu siz ne yapmışsınız da bu kadar kendinizi övüyorsunuz?

İnanın ben anlamakta zorlanıyorum.

Evet beyler!

Sizlerin dünyası sadece tavuk ve ekmek etrafında dönebilir.

Sizler tavukla yatıp tavukla kalkıyor olabilirsiniz.

Ama Elazığlılar için dünya sadece tavuk ve ekmekten ibaret değil.

Ve Elazığlılar dünyada olup bitenlerden sizin kadar habersiz de değil.

Elazığlılar, Şahin Tepesi’nde çorba satmanın bu şehre bir şey kazandırmayacağını sizden iyi biliyor.

Elazığlılar, otobüste tavuk yellemenin bu şehri bir adım ileriye taşımayacağının sizden çok farkında.

Elazığlılar, otoparkta araç yıkamanın bu şehrin vizyonu olmayacağının sizden çok bilincinde.

Ben yazınca kızıyorsunuz.

Bana kızacağınıza etrafınıza bir bakın.

İnin şu Şahin tepenizden bir aşağı.

Kırın artık kabuğunuzu.

Ufkunuzu genişletin.

Bu şehre vizyon katın.

Bakın Erzurum Büyükşehir Belediyesi şirketi neler yapmış.

TOKİ ihalelerine girerek taahhüt işleri almış.

Tekirdağ, Çorlu, Bursa’da TOKİ müteahhitliği yapıyor.

Şehrin muhtelif bölgelerinde tam 11 tane market açmış.

Malatya’nın Esenlik’ine bir bakıverin.

Onlar neler yapmış diye bakmak varken bu şehirde o işi yapabilecek kimse yokmuş gibi Esenlik’ten müdür getiriyorsunuz.

Sivas Belediyesinin Özbelsan’ına gidin bir bakın.

Sivasspor’a 40 milyon TL sponsorluk bedeli ödemişler.

Nevşehir Belediyesi’nin Turizm ve Spor A.Ş.’ne gidip bir bakın.

Turizm sektöründeki konaklama tesisleri için terlik, şampuan, sabun, duş jeli, bone ve saç kremi gibi buklet ürünlerin üretimini gerçekleştirdikleri bir fabrika işletiyorlar.

E onlar tüm bu anlattıklarımı yaparken siz ancak ucuz tavuk satmayı becerebilmişsiniz.

Onu da habire anlatıp duruyorsunuz.

Ve bunu da bu şehre lütuf sayıyorsunuz, öyle mi?

Evet beyler!

Artık şu tavuk dünyanızdan birazcık ayrılmanın zamanı geldi bence.

Ya zahmet edip gidin bir bakın, gidemiyorsanız da benim gibi biraz araştırın.

Bırakın artık “Tavukları döndermişim, hacıyı da çarşıya göndermişim.” türküsü çığırmayı.

Bırakın otobüste tavuk dürüm satmanın şehri uçurduğu piarını yapmayı.

Siz tavuk alıp tavuk satmakla meşgulken, siz tavuk yelleme ile uğraşırken elin çağaları neler yapıyor, öğrenin; biraz öğrenin.

Sizin yapabildikleriniz diğer şehirlerin yaptıklarının yanında Devede kulak kalır.

Bırakın artık Habbeyi kubbe yapmayı.

Elazığlı artık hergün çorba içmiyor,bi de deveyi de pireyi de iyi tanıyor.

Yazarın Diğer Yazıları