DOLAR 0,0000
EURO 0,0000
STERLIN 0,0000
ALTIN 000,00
BİST 00.000
Advert
Nejat Ünlü
Nejat Ünlü
Giriş Tarihi : 28-07-2021 17:03

Projecilik Nedir, Proje Nedir ve Nasıl Yazılır?

Değerli SonSöz okuyucuları, teslim etmem gereken projeler olduğu için bir süredir yazılarıma ara vermek zorunda kalmıştım. Peki bu projeler nedir, teslim süreleri ne demektir biraz bunlardan bahsetmek istiyorum. Öncelikle projecilik ne demek ve neden son yıllarda bu kadar çok duyuyoruz bundan konuşalım. Proje, belli bir somut sorunu (amaç) çözmeye yönelik hedefler belirlemek, bu hedeflere ulaşmak için çeşitli faaliyetler yapmak, tüm bu faaliyetlerin kimin tarafından (ekip), kiminle (hedef kitle), ne sürede (proje takvimi) ve ne bütçeyle yapılacağının belirlenmesi işidir. Aslında kuralları gayet net ve basit olan projecilik bize, fikirlerimizi belli bir sistematiğe dökme olanağı sağlar. Peki projecilik nedir? Projecilik fikirlerimizi, planlarımızı, çalışmalarımızı bir başkasına, şirket içi bir başka makama, bir başka kuruma veya devlete hatta halka sunma işidir. Temel amacı, projeyi karşı tarafa en makul, basit ve doyurucu şekilde anlatmaktır. Bu başarılırsa belki bir onay, yapılması gereken bir görev, bir toplumsal veya ticari soruna çözüm üretilecek karşılığında önemli bir bütçe (finans) elde edilecektir. Modern batı dünyasında artık her şey projelerle yürütülüyor. Öyle ki, hemen her büyük kurumun kendi proje formatları bulunuyor ve bu format dışında bir formatta gelen projeleri kabul etmiyor. Bu nedenle projeciliği ve proje yazma işlerini (proje döngüsü) iyi bilmek gerekiyor. Peki bir projede genel olarak neler olmalıdır?

Az önce belirttiğim gibi her kurumun kendi formatı bulunur. Projeler bu formata uygun şekilde hazırlanmalıdır. Formatlarda ciddi farklar bulunsa da aslında temel bir proje yapısı mantığı vardır. Bütün projeler öncelikle bir ada sahip olmalıdır. Böylece projelerin takibi kolaylaşır. Elbette her projenin yazılma sebebi olan somut bir sorun olmalıdır. Bazen birkaç sorun da olabilir ancak bu sorunlar birbiriyle ilintili olmalı ve yapılacak proje ile tüm bu sorunlara çözüm üretilmiş olmalıdır. Buradaki bu somut sorun çok ama çok önemlidir değerli okuyucular. Sorun son derece somut, elle tutulur, açık ve net olmalıdır. Bu somut olma hali projenin her adımında olmazsa olmaz bir durumdur. Somut olmayan soruna, somut olmayan hedefler ve faaliyetler yazamazsınız. Benzer şekilde somut olmayan bir bütçe de projenizin başarısız olmasına neden olur. Örneğin şöyle somut olmayan şeyler olamaz; “Sorun: Gençler. Hedefler: Gençleri hayata hazırlayacak bilgilerin verilmesi. Faaliyetler: mesleki eğitim olabilir, el becerileri kursları olabilir, yabancı dil eğitimi veya bilgisayar kullanımı. Bütçe: 300.000 TL ile 500.000 TL arası öngörülmektedir.” Göreceğiniz gibi daha başta hata var, gençler sorun değildir, sorunlara muhatap olan toplumun bir kesimidir. Hedefler, gençlere yönelik hayata hazırlayacak bilgilerin verilmesi olamaz çünkü hangi bilgi, hayatın hangi alanına yönelik, ne eğitimleri? Hepsi muğlak, hal böyle olunca bütçenin de belirlenmesi imkansızlaşıyor. Oysa proje fikri şu şekilde olabilirdi: “Liseden mezun olmuş, ancak herhangi bir yüksek öğrenim kurumunda eğitim hakkı kazanamamış, herhangi bir meslek sahibi ve deneyimi olmayan 18-25 yaş gurubundaki gençlere yönelik, Elektrik teknisyenliği, bilgisayar tamirciliği, ön muhasebe, web tasarım, reklamcılık, halkla ilişkiler ve iletişim konularında 1 yıl süreli, Fırat Üniversitesi ile koordineli ve destekli meslek kazandırma faaliyetleri (kurs+pratik). Bu projede 50 genç hedeflenmektedir. 100 kursiyer için yapılacak eğitim harcamaları 50 kursiyer x 12 ay x 500 TL/Ay = 300.000 TL, kurs mekanı 12 aylık 60.000 TL, eğitmen harcaması 7 branş için 7 eğitmen x 12 ay x 5.000 TL= 420.000 TL. Toplam bütçe 780.000 TL’dir.” Bakın burada sorun nettir, hedefler nettir, proje süresi, ekibi, faaliyetler (eğitimler) ve bütçe nettir. Bu proje fikriyle istenen her kuruma başvurulabilir. Elbette çok ama çok eksiktir ancak mantıksal çerçeve bir nebze bellidir.

Projelerde yapılan en büyük hatalar biri işte bu net olmayan, muğlak, faaliyet yapılsa da amaca sizi götürmeyecek şeylerdir. Örneğin toplumda ön yargıyı ortadan kaldırmak amaçlı bir proje yapılamaz. Neden? Çünkü proje yapılsa da sizin toplumdaki ön yargıyı ortadan kaldırıldığınıza dair bir ölçümünüz olamaz. Elimizde bir önyargı-metre olsa insanlara tutup hah bu olmuş, bu olmamış diyebilirdik. Ancak böyle bir şey yok. O nedenle proje fikirlerinin somut, net, ölçülebilir olması gerekir. Çok sık görüyorum, girişimciler gelip, benim bir fikrim var, bu günlerde e-ticaret çok iyi gidiyor, ben de eşten dosttan mal toplayacağım, internete koyacağım tüm dünyaya mal satacağım diyorlar. Evet güzel fikir, ama altı boş. Eşten dosttan mal toplayarak tedarik sağlanabilir mi? Hadi bu ay topladınız önümüzdeki ay aynı kalitede, aynı miktarda ve aynı fiyatta ürünü temin edebilecek misin? Profesyonel ürün tedariğin yoksa, gönlüne göre sana mal akışı olur. Bir malı bir daha yerine koyup koyamayacağını asla bilemezsin. Malın fiyatının da sürekli aynı olacağını garanti edemiyorsan, alıcı her seferinde farklı fiyat göreceği için güvenirliliğin de kalmaz. Olayın bir de banka ve muhasebe tarafı var ki nefret ettirir. Projecilik işte bu noktada fikir sahibini şöyle bir durdurur. Evet heyecanlı bir fikirdir, karlı görünüyordur ama gerçekte umulan kadar karlı bir iş midir onu projeyi yazmaya başladığınızda anlarsınız. Gerçek maliyetler, gerçek giderler, gerçek gelirler, reel ve somut işler masaya yatırıldığında fikrinizin aslında çok da başarılı olamayacağını görebilirsiniz. Ben Elazığ’da olduğum 4 yıl içerisinde yüze yakın girişimcilik projesiyle karşılaştım ve ne yazık ki sevgili dostlarım bunlardan sadece 15-20’si reel projeydi. Gençlerin heyecanla ürettikleri fikirlerin onları aslında batıracağını, finansal ve ruhsal çöküntüye sürükleyeceğini defaten gösterdim. Gençler bu bilgilerle şimdi yepyeni ve daha sağlam projelerle geliyorlar. Sözlerimi dinlemeyip başka danışmanlarca salt para kazanmak adına açılan işletmelerin de 2 seneyi dahi göremeden battıklarını üzülerek gözlemledim. Keşke yapmasalardı. Ancak, ticarette başarısızlığın telafisi mümkün, şimdi daha sağlam işler yaptıklarını görüyorum.

Projecilikte bir başka ve çok önemli sorun ise proje gelirleri ile ayakta kalmaya çalışmak. Bu özellikle sosyal projeler üreten derneklerin yaşadığı bir sorundur. STK’lar yeterli bir finansal altyapıya sahip olmamaları ve ticaretten de pek anlamamaları nedeniyle proje yaparlarsa maaşları, derneğin faaliyetlerini veya ürettikleri hizmetlerin finansını projelerden karşılayacaklarını sanırlar. Çok büyük hezeyandır. STK’lar doğaları gereği kar amacı gütmeyen yapılardır ve kasalarında para birikmemelidir, doğal olarak da parasızlardır. Eğer para kazanan ve kasası dolu bir STK görürseniz bilin ki yolsuzlukta oraya en kısa zamanda bulaşacaktır. Tabi çok genel bir şey söylüyorum, para kazanan, kasası dolu olan ama yolsuzluklara bulaşmamış STK’lar ve mesela meslek örgütleri vardır. Özellikle meslek örgütleri profesyonel organizasyonlardır ve daha iyi yönetilirler veya yönetilmeleri beklenir. Ben daha çok küçük hatta mikro ölçekli STK’lardan bahsediyorum. Bir yazımda da Elazığ’da gözlemlediğim olmayan STK dünyasını ele alacağım. Maalesef STK’cılığın 1000’de 1’ini bile Elazığ’da görmüyorum zaten STK nedir, nasıl çalışır, neden vardır aslında kimsenin zerre fikri yok. Neyse bu başka bir konu, dönelim projelere. Projelerde yapılan en büyük hataların sonuncusu ise bütçeleme konusunda yaşanır. Genelde bütçeler ya aşırı abartılır ya da doğru hesaplama yapılamadığı için proje yarıda kalır. Finans desteği bulunamayan projeler yarıda kalır ve başarısızlığa uğrar. Aşırı yazılmış bütçe ise belgelendirilemez, proje sonunda pek çok para kullanılamadan geri gider. Yok ben bu parayı kesin alacağım derseniz bu durumda da sahte faturalar bulmak zorunda kalırsınız ki bu da mali suçlara girer. O nedenle bütçenin titizlikle hazırlanması, şeffaf olması, abartıya veya eksik hesaplamaya düşmemesi gerekir.

Projecilik artık yüzyılımızın olmazsa olmaz bir gerçeği. Artık projeleri olan siyasiler seçilmekte, projeleri ile öne çıkan çalışanlar kendilerine yer bulabilmektedir. Bu nedenle proje yazma işini en azından planlama işini çok iyi yapmalısınız. Projeleriniz sizin fikirlerinizin ete kemiğe büründüğü metinlerdir. Eğer projeniz, fikriniz iyi ise insanlar size destek verecek ve ardınızdan geleceklerdir. Proje mantığıyla düşünmeye başladığınızda ise artık hayata bambaşka gözle bakmaya başlıyorsunuz. Artık size gelen her fikirde, işte, teklifte “hımmmm, bu işin sürdürülebilirliği nasıl olacak, göstergeleri ne, kimlerle çalışılacak, ne kadar sürecek, peki ne kadar para lazım, ya bu dediklerin olmazsa ne yapacağız alternatifin ne, projeden sonra ne yapacağız?” diye sormaya ve düşünmeye başlıyorsunuz. Umarım en kısa zamanda projecilik ticari ve sosyal hayatınıza girer ve düşünme tekniğinize büyük katkılar sunar. Sorularınızı nejat@quadra360.com adresime mail atarak bana ulaştırabilirsiniz. Hayırlı haftalar olsun…

Sevgi ve saygılarımla dostlarım…

Nejat Ünlü

Teknoloji, Yönetim ve Ekonomi Danışmanı

NELER SÖYLENDİ?
@
NAMAZ VAKİTLERİ
PUAN DURUMU
  • Süper LigOP
  • 1Altay715
  • 2Beşiktaş714
  • 3Trabzonspor614
  • 4Hatayspor613
  • 5Fenerbahçe613
  • 6Konyaspor612
  • 7Alanyaspor612
  • 8Fatih Karagümrük711
  • 9Kayserispor610
  • 10Sivasspor79
  • 11Adana Demirspor79
  • 12Galatasaray68
  • 13Antalyaspor78
  • 14Gaziantep FK78
  • 15Yeni Malatyaspor76
  • 16Göztepe65
  • 17Kasımpaşa65
  • 18Başakşehir FK63
  • 19Giresunspor61
  • 20Çaykur Rizespor61
Gazete Manşetleri
E-GAZETE
SONSÖZ 53.SAYI
GÜNÜN KARİKATÜRÜ
E-Bülten Kayıt
ARŞİV ARAMA
ifşa kayseri escord kayseri esc ataşehir bayan partner escobar ifşa kayseri esc bayan http://kayseri.otelincele.net