Çok Önemli!
Serdar Özmen
Yazının konusu önemli olunca, başlığı da “ÇOK ÖNEMLİ” olsun dedim.
Geçen 5 Mayıs "Dünya El Hijyeni günü” idi. Kim akıl edip bu günlere isim verdiyse onlara teşekkür etmek isterim. Günün bir ismi olmayınca deliye her gün bayram misali, bugün de günün altısı, yarın da yedisi diye boş yere geçiştirir dururduk.
5 Mayıs günü geldi geçti ama, günün konusunu geçiştirilmeyecek kadar önemliydi.
Dikkatinizi çekerim bugünün adı hastane hijyeni günü değil, gıda hijyeni günü değil, zaten bu gibi yerlerde bu hususun bir mevzuatı da var zaten. Burada konunun muhatabı sensin, benim. Bu 5 Mayıs yaşlıya, çocuğa, gence sesleniyor. Hepimizin el hijyeni konusundaki durumunu sorguluyor.
O zaman bugünün hatırına hiç de alınmadan, gücenmeden açık açık birbirimize soralım ELİNİ YIKIYOR MUSUN? Yıkıyorsan, nasıl ve ne sıklıkla yıkıyorsun. Benim görsel tecrübeme dayanarak bu konuya olan duyarlılığımızın çok da iyi olduğunu söyleyemem. AVM’ler ve birkaç petrol istasyonu dışında temassız (olması gereken bu) el yıkama yönteminin çok da yaygın olmadığını söyleyebiliriz. El yıkamanın, musluğun altında üç parmağı ıslatmak olduğunu zanneden çok sayıda insanımız var. Günlük hayatımızda para ile gıdanın tokuşmadığı yer neredeyse yok gibi. En önemlisi bu durumdan rahatsızlıkta duymamaktayız, sosyal bir sorumluluk üstlenip bu konuda kimseyi ikazda etmiyoruz. Bu durum böyle gelmiş böyle gider ile yürütülecek bir durum değildir. Toplumun çoğu hepatit mikrobu taşıdığının farkında bile değildir.
Bizim el yıkama akışkanlığımız ondan bundan öğrendin öğrendin metoduna dayanmaktadır. Oysa bu konu, Okul öncesi eğitim ve öğretimi aşamasında bireylere mutlaka kalıcı bir davranış olarak kazandırılmalıdır. Eğer Mikrop-el-ağız/burun döngüsünü küçük yaşta bireylerin hafızasına taşımış olsaydık, Covid salgınının ikinci gününde hepimiz ağzımızda maske ile dolaşır eğitimli ve donanımlı bir toplum olduğumuzu tüm dünyaya gösterirdik. Bugün gündem de Hantavirus tehlikesi var, yarın bir başka bulaş tehlikesi olacak, Bunun için toplumsal hafızamızı devamlı dinamik tutmakta fayda vardır.
Bu durum için ne yapalım böyle gelmiş, böyle gider çaresizliğine düşmek gereksizdir. toplumun huzuru, sağlığı ve ekonomisi açısından hijyen konusu, insani bir sosyal sorumluluk olmalıdır. Bireyler bu konuda üzerine düşeni mutlaka yapmalıdır,
El hijyenimiz ruhumuza da bulaşsın diyerek yazımı sonlandırayım.
Kalın sağlıcakla.