DOLAR 0,0000
EURO 0,0000
STERLIN 0,0000
ALTIN 000,00
BİST 00.000
Advert
Dr.Birol Azar
Dr.Birol Azar
Giriş Tarihi : 16-04-2021 15:46

SEVGİ DİLİ 3: AHİ(LİK)

Unesco 2021 yılını Ahi Evran’ın doğumunun 850.yılı olması dolayısıyla kutlama etkinlikleri arasına aldı. Resmi Gazete’de yayımlanan Cumhurbaşkanlığı genelgesiyle birlikte 2021 yılı Ahi Evran Yılı kabul edildi. Peki kimdir Ahi Evran? Asıl adı Nasıruddin Mahmud Ahi Evran bin Abbas olan Ahi Evran, 1171 yılında Azerbaycan’ın Hoy şehrinde doğmuş ve 1262 yılında Kırşehir’de vefat etmiştir. Yesevi ocağının ateşinde pişmiş, Hacı Bektaş Veli ve Mevlana ile aynı dönemde yaşamıştır. Rivayete göre herkesin korkup kaçtığı evran denen büyük bir yılanın onu görünce sakinleşmesi ve itaat etmesi dolayısıyla “Evran” diye anılmıştır. Orta Asya’dan gelen Anadolu’ya gelen kolonizatör Türk dervişlerinden birisidir. Denizli, Konya ve Kayseri gibi şehirleri gezerek Ahilik teşkilatının kurulması ve yayılmasında önemli rol oynamıştır. Deri işleme ustası da olan Ahi Evran Osmanlı Devleti zamanında esnafın piri olarak Anadolu, Rumeli, Balkanlar ve Kırım’a kadar geniş bir üne ve saygınlığa ulaşmıştır. Özellikle esnaflar üzerinde denetliyici, düzenleyici ve yönlendirici misyonuyla ilk esnaf localarını oluşturmuş ve onların ahlak, inanç ve edep ile mesleklerini icra etmelerini sağlamıştır. Kardeşliğin, cömertliğin, yiğitliğin, fedakârlığın, doğruluğun, dürüstlüğün, kalitenin, üretimin, ahlakın, sanatın, aklın ve bilimin esas alındığı Ahilik teşkilatı, Ahi Evran Veli tarafından 1200'lü yıllarda kurulmuştur. Ahilik, o dönemde Anadolu'ya göç eden Türkmenler'e aş ve iş imkânı sağlayarak, aynı zamanda tekke ve zaviyelerde iyi bir Müslüman ve vasıflı bir meslek sahibi üretici haline getirilmesine katkı yapmıştır.

20.yüzyılın başlarına kadar Kırşehir’de bulunan Ahi Evran zaviyesi etkisini sürdürmüş esnafın manevi yetişme merkezi olmuştur. Ahlakla sanatı/zenaatı yani mesleği ahenkli bir şekilde birleştirmesi sayesinde sadece esnafları değil toplumsal yapıyı da güçlendirmiş dayanışmayı, güveni artırmıştır. Yaşadığı yüzyıldaki karmaşayı, kaosu diğer veliler Hacı Bektaş Veli ve Yunus Emre ile en az hasarla atlatmayı başarmış ve Osmanlı’nın doğum sancılarını azaltmıştır. Temel felsefesini dürüst ve ahlaklı insan/esnaf yetiştirme üzerine bina eden bu inanç Hacı Bektaş’ın “eline, diline ve beline sahip olma” düşüncesinin özellikle esnaf üzerinde yapılanmasını gerçekleştirmiş ve öğretilerini bu yönde ortaya koymuştur. Üretmeden tüketmeye, ihtiyaç fazlasını tüketmeye, israfa, güçlünün zayıfı sömürmesine, haksız kazanç sağlamaya, insanları aldatarak kazanmaya karşı bir sistem olarak bu yapı karşımıza çıkmaktadır. Böylece hayatın kılcal damarları olan esnaflar örgütlenip eğitilecek hem iyi bir meslek erbabı hem maneviyatı yüksek bu kesim toplumsal huzuru ve barışı da tesis edeceklerdir. Bu teşkilatta insana önce ahlaki değerler sonra meslek öğretilir. Bu da sağlam bir toplum inşaasında oldukça önemli olan bir durumdur. Ahi modeli insan tipinde insanların birbirini sevmesi, değer vermesi, yardım etmesi, fakir ve yoksulu gözetmesi, iş hayatında ve alış-verişte ahlaki kuralları ölçüt alması temeli üzerine kurulmuştur. Aslında Ahi ipi Alp tipi ve Veli tipi gibi toplumu etkileyen, toplum menfaatlerini kendi menfaatlerinden üstün tutan bireysel duygu ve isteklerin geri planda tutulduğu geleneksel kültürümüzde kendine has rengiyle karşımıza çıkmaktadır.

İbn-i Batuta, Sehatnamesi’nde Ahileri “zorbaların hakkından gelmek, onları yok etmek, zalim ve edepsiz tabakasıyla bunlara katılan şirretleri katledip ortadan kaldırmak hususunda bunların benzeri yoktur” diye tarif eder. Anadolu’da XIII. yüzyılda devlet otoritesinin zayıfladığı dönemde şehir hayatında hem iktisadi hem de siyasi yönden önemli faaliyetlerde bulunmuşlardır. Bağımsız bir siyasi güç olmamakla birlikte merkezi otoritenin zayıfladığı, anarşi ve kargaşanın ortaya çıktığı dönemlerde siyasi ve askeri güçlerini göstermişler düzenin tesisinde önemli görevler üstlenmişlerdir. Esasında mesleklere ait sorunları çözmek devlet ile ilişkileri düzenlemek, mal ve kalite kontrolü, fiyat tespiti asli görevleri olmasına rağmen bu görevlerinin yanı sıra devletin tehlikeye düştüğü anda askeri bir güç olarak da sahneye çıkmaktadırlar.

Esnaf ve çiftçilerin üretim şekillerini, üreticilerin birbirleri ve toplulukla ilişkilerini düzenleyen, iş ahlakına dayalı bir üretim felsefesi oluşturan ahilik; yardımlaşmaya, zayıfların korunmasına yönelik oluşum olarak Anadolu’da sosyal ve ekonomik hayatında düzenlenmesinde oldukça önemli roller üstlenmiştir. Ahilik, insanı bir bütün olarak görmekte ve onu bütün yönleriyle geliştirmeyi amaçlamaktadır. Ahilik ahlakının kaynağı fütüvvettir. Mal, servet ve kazanç elde etmek tek başına hiçbir zaman bir anlam kazanmaz bu inançta. Bunlar ancak daha iyi bir gayenin gerçekleşmesine vasıta olurlarsa değerlidir. Yani başkalarına muhtaç olmamak için ya da başkalarına yardım için kazanılan para değerlidir. Vasıta olan para, gaye haline gelirse, gaye olan ahlaki değerler de vasıta olur ki bu son derece ahlaksız zalim ve sömürgeci dünya görüşünün oluşmasına yol açar. Sanatla ahlakı birleştiren teşkilat olan Ahilikte bireyin kendisine ailesine ve içinde yaşadığı topluma karşı sorumlulukları vardır. Toplam 740 görgü kuralının olduğu bu teşkilatta teşkilata yeni giren birsinin 124 tanesini bilmesi gerekir.” Adalet ve eşitlik, doğruluk, tarafsızlık, sorumluluk, yeterlilik, güvenirlik, bağlılık, sevgi ve saygı, hoşgörü, emeğin hakkını verme” başlıca kurallardandır. Teşkilat mensuplarına adab-ı muaşeret, yurttaşlık görevi ve askerlik sanatının yanı sıra üçü açık üçü de kapalı olan altı ahlak ve insanlı kuralı öğretilir. Bunlar “eli açık, kapısı açık sofrası açık olmak ve gözü kapalı, dili bağlı, beli bağlı olmak”tır.

Ahi Evran, felsefesiyle günümüz insanının ihtiyacı olan bir insan modelini ortaya koymuştur. Temelinde insana saygı ve toplumsal ihtiyaçların paylaşım içerisinde giderilmesi şeklinde özetlenebilecek bu sistemde daha yüksek verimlilik ve sürdürülebilirlik esnafın çalışma biçimi olarak belirlenmiştir. Çatışmayı değil dayanışmayı önemseyen ahilerin dükkânlarında asılan aşağıdaki mısralar bu insanların temel felsefesini özetlemektedir.

“Her sabah besmeleyle açılır dükkânımız

Hakk’a iman ederiz, Müslümandır şanımız

Eğrisi varsa bizden, doğrusu elbet sizin

Hilesi hurdası yok, helalinden malımız

Müşterilerimiz velinimet, yaranımız yârimiz

Ziyadesi zarar verir, kanaattir kârımız”

NELER SÖYLENDİ?
@
NAMAZ VAKİTLERİ
PUAN DURUMU
Gazete Manşetleri
E-GAZETE
SONSÖZ 35.SAYI
GÜNÜN KARİKATÜRÜ
E-Bülten Kayıt
RÖPORTAJLAR
YÜREK SIZIM ANADOLU
YÜREK SIZIM ANADOLU
ARŞİV ARAMA
ifşa kayseri escord kayseri esc ataşehir bayan partner escobar ifşa kayseri esc bayan http://kayseri.otelincele.net