DOLAR 0,0000
EURO 0,0000
STERLIN 0,0000
ALTIN 000,00
BİST 00.000
Advert
Prof.Dr.Mehmet Çavaş
Prof.Dr.Mehmet Çavaş
Giriş Tarihi : 08-06-2022 16:53

SİNEKLERİ Mİ YOKETMEK YOKSA BATAKLIĞI MI KURUTMAK?

İnsanlığın varoluşu ile birlikte başlayan yaşam süreci, geçmişten bugüne birçok evreden geçmiş, çeşitli gelişim ve değişimler ile birlikte modern dünya olarak nitelendirilen günümüze kadar ulaşmıştır. Bu yaşam süreci değerlendirildiğinde, insanlık tarihinin adalet, eşitlik ve paylaşım noktasında çokta parlak olmadığı görülmektedir. Her sürecin kendine özgü şartlarının oluşturduğu siyasi yapı ne yazık ki insanoğlunun ne akan kanını durdurabilmiş ne de gözyaşını dindirebilmiştir. Tarihin her döneminde güçlü olan refah içerisinde yaşarken, zayıf olan fakruzaruret içerisinde yaşam mücadelesi vererek birçok zorluğu göğüslemek zorunda bırakılmıştır. Dünya nüfusunun zamanla artması, küresel gücün el değiştirmesi, bilimsel ve teknolojik gelişmeler, hem insanoğlunu yeni arayışlara itmiş hem de sosyal yaşamda insan haklarını önceleyen bir yöne doğru evirilmesinde önemli rol oynamıştır. Bu arayışların ortaya koyduğu en önemli sonuçlardan biri de insanoğlunun ihtiyaçlarını karşılayacak ve her alanda hizmeti vatandaşın ayağına götürecek çeşitli kurum ve kuruluşları ihtiva eden kamu yönetim sisteminin teşekkül ettirilmesidir. Geçmişten bugüne uygulanan bu sistemin sağlıklı bir şekilde yürütülmesi için, küresel sistemin işleyişinin doğru anlaşılması, toplumun ihtiyaç duyduğu hizmetlerin yürütülmesinde yetkili kılınan kurum ve kuruluşların koordineli ve uyum içerisinde çalışması, gelişim ve değişimlere hızla adapte olunması kaçınılmaz hale gelmiştir. Bugün bunu başaran birçok ulus devlet ciddi ilerlemeler kaydederken, ne yazık ki başaramayanlar ya yerinde saymış ya da her geçen gün daha da kötüye doğru gitmiştir. Peki, “başarı ve başarısızlığın nedeni nedir?” sorusunun cevabı elbette ki önemlidir. Tarihsel süreç değerlendirildiğinde, özellikle sanayi devrimi ile birlikte ortaya çıkan sömürü düzeninin, insanları manadan uzaklaştırıp maddeye mahkûm ettiği malumunuzdur. Bugün birçok toplumu etkisi altına alan bu anlayış zaten başlı başına büyük bir sorun teşkil ederek başarısızlığa sebebiyet vermektedir. Fakat bununla birlikte, hiçbir problemin çözümsüz olmadığı gerçeği de bilinmelidir. Çünkü günümüzde başarının nasıl elde edilebileceği, problemlerin nasıl çözülebileceği bilimsel olarak ortaya konulmuş ve metodolojisi belirlenmiştir. Bu kapsamda, aklı ve bilimi merkeze koyarak bilimsel yaklaşımlar ile problemlerini çözen ulusların başarıları artarken, duygusal ve tarafgirlik taassubu ile hareket eden ulusların da ne yazık ki başarısızlıkları kaçınılmaz olmuştur. Bu yüzden başarının önemli metodolojisini siz değerli okuyucularımla paylaşmak istiyorum. Bu metodolojinin ilk aşaması, problemlerin tespit edilmesidir. İkinci aşama, bu problemlerin çözüm yollarının ve olası aksaklıkların ortaya konulmasıdır. Üçüncü aşama, problemlerin öncelik sırasına göre değerlendirilerek her problemin çözüm sürecinin planlanmasıdır. Dördüncü aşama, bu planlamaya göre oluşturulan çözüm sürecinin liyakatli ve işinin ehli insanlar ile yürütülmesidir. Beşinci aşama, oluşturulacak etkin bir denetim mekanizması ile bu süreç ilerlerken ortaya çıkabilecek olası problemler, engeller vb. olumsuzluklar tespit edilerek önlemlerin alınmasıdır. Altıncı aşama ise, süreci yöneten başarılı insanların ödüllendirilmesi ve başarısız insanların süreci sekteye uğratmaması için tasfiye edilmesidir. Bu sistematik yapı başarılı bir şekilde uygulandığı takdirde, çözülemeyecek hiçbir problemin olmadığı görülecektir. Ancak, tüm bu aşamaların gerçekleştirilebilmesi için, bu yapının tam bağımsız, yerli ve milli bir eğitim sistemi ile de desteklenmesi gerekir. Çünkü eğitim sisteminde yetiştirilecek bireylerin milli ve manevi değerlere sahip, adil, aklı ve bilimi önceleyen, gelişim ve değişimlere kendi özünden uzaklaşmadan adapte olan, problemleri yasaklayarak değil onları yöneterek çözüm arayan bir anlayışa sahip olmaları, ortaya çıkan problemleri çözeceği gibi başarıyı da artıracaktır. Eğer bu özelliklere sahip bireyler yetiştirilir ise, o zaman çözüm merciinde olanlar problemin bir parçası değil, her zaman çözümün bir parçası olacak, çözümün sinekleri yok etmekte değil tam aksine bataklığı kurutmakta olduğunu görecek ve asıl meseleye odaklanacaktır. Bu sayede, problemler hem doğru teşhis edilecek hem de etkili ve kalıcı yöntemler ile kısa zamanda çözülecektir. Bu yaklaşım bir taraftan zaman ve kaynak tasarrufu sağlayacak diğer taraftan da toplumu siyasi, ekonomik ve sosyal istikrara kavuşturacaktır. Bütün bunlar, vatandaşın devlete olan güvenini artırırken, aynı zamanda ülkenin gelişimi önündeki engellerin kaldırılmasını sağlayarak güçlü bir devlet olmanın yolunu açacaktır…

NELER SÖYLENDİ?
@
KÖŞE YAZARLARI TÜMÜ
NAMAZ VAKİTLERİ
PUAN DURUMU
  • Süper LigOP
  • 1Adana Demirspor00
  • 2Alanyaspor00
  • 3Antalyaspor00
  • 4Başakşehir FK00
  • 5Beşiktaş00
  • 6Fatih Karagümrük00
  • 7Fenerbahçe00
  • 8Galatasaray00
  • 9Gaziantep FK00
  • 10Giresunspor00
  • 11Hatayspor00
  • 12İstanbulspor00
  • 13Kasımpaşa00
  • 14Kayserispor00
  • 15Konyaspor00
  • 16MKE Ankaragücü00
  • 17Sivasspor00
  • 18Trabzonspor00
  • 19Ümraniyespor00
Gazete Manşetleri
E-GAZETE
SONSÖZ 61.SAYI
BURÇ YORUMLARI
  • KOÇ
    Koç Burcu
  • BOĞA
    Boğa Burcu
  • İKİZLER
    İkizler Burcu
  • YENGEÇ
    Yengeç Burcu
  • ASLAN
    Aslan Burcu
  • BAŞAK
    Başak Burcu
  • TERAZİ
    Terazi Burcu
  • AKREP
    Akrep Burcu
  • YAY
    Yay Burcu
  • OĞLAK
    Oğlak Burcu
  • KOVA
    Kova Burcu
  • BALIK
    Balık Burcu
GÜNÜN KARİKATÜRÜ
E-Bülten Kayıt
ARŞİV ARAMA
5000