DOLAR 0,0000
EURO 0,0000
STERLIN 0,0000
ALTIN 000,00
BİST 00.000
Advert
Faruk Berk Erkuş
Faruk Berk Erkuş
Giriş Tarihi : 30-03-2022 22:09

Toplumsal Eşitliğin İnşası Yolunda Eğitim

Bu yazımı toplumsal eşitliğin insanlarımıza hakiki huzuru temin edeceğine inanan okurlarıma adıyorum. Kuşkusuz varlıkların en akıllısı insandır, insan kendisine doğa tarafından bahşedilmiş bu lütuf sayesinde diğer canlılardan üstündür. Peki, bir insanı diğer insanlardan üstün kılan nedir? Bu soruya vereceğim yanıt erdemdir. Her iki olguyu tek durumda düşünecek olursak erdem bir insanı diğer tüm canlılardan üstün kılar. Şayet bir insan gerçekten akıllıysa o, erdemi mutlaka bulur ve doğal amacı olan en üstün birey olma gayesini gerçekleştirmiş olur. Ancak bugünümüzün kara talihi yüzüme öylesine şiddetli bir sille yerleştirdi ki bana konuyla ilgili düşüncelerimin yer aldığı bu yazıyı yazmaktan başka bir çare kalmadı. Bugün insanlar cinsi, ırki, şahsi çıkarlarını öylesine çirkin öylesine insanın doğasına ait olan ancak doğanın kendisine zararı olan duygularla gözetir olmuşlar ki doğa ana kendilerine sunduğu lütfu geri çekip akıllı veya akılsız, erdemli veya erdemsiz olmak üzere seçenek sunmaya başlamıştır – ki biz en başta insanları doğuştan akıllı kabul etmiştik - Bunu örneklendirmem gerekirse, bugün günümüzde siyah beyaz ayrımı, kadın erkek eşitsizliği, sırf birilerinin tanıdığı olduğu için çeşitli makamlara yerleşmek hala vardır ve işin komik yanı bu saydıklarımın zararı insandan yine insana dönmektedir. Kendimi fazla tutamayarak soruyorum akıl bunun neresinde? Kendimce bir gözlem yaptığımda insanların içlerinde var olan – ama doğuştan olmayan- eşitsizlik inadının cehaletle paralel olduğu kanısına vardım çünkü akıllı ve erdemli bir toplumda böylesi akılsız ve ahlaksız ayrımlardan söz edilmesi dahi gülünç karşılanır. İnancım şudur ki, belirlenen sorun çözüm gerektirir ki fayda sağlasın. Pek çok insan cehaletin çözümünün eğitim olduğunu söyler ancak ben buna katılmıyorum çünkü çözüm doğru eğitimdir. Bana bu ayrımı yaptıran sözde eğitimin insana ahlakı ve erdemi öğreten bir sistemden ziyade belirli kalıplar içerisinde, kişilere göre değil mevzubahis bu kalıplara bağlı ezbere bir eğitim sunmasıdır. Bugün okullarda insanlara bedenen, aklen, ahlaken gelişimini sağlayacak bir eğitimden çok yalnızca matematik, fizik, kimya, tarih gibi dersler sunuluyor. Ben bu derslerin alınması katiyen lüzumsuz demiyorum, yalnızca hakiki bireylerin – ki bunlar aklen, bedenen ve ahlaken yeterli bireylerdir- bu dersleri kendi çevre, ihtiyaç ve tahlillerine göre zaten öğreneceklerini belirtiyorum.

Her şeyden önce özgür eğitim

Yukarıda ideal eğitimin bireylerce anlaşılmasını sağlayacak bir küçük giriş yaptım. Şimdi sıra genel konuyu gerekçelendirmede. Kanımca özgür eğitimin ilk basamağı özgür öğrenim ortamını oluşturmaktır. Ben daima alakalı ilişkilerde vatandaş ve devlet arasındaki minnet duygusunun oluşmasını desteklerim çünkü her iki tarafın da bundan faydalı çıkacağına kaniyim. Bu yüzden en özgürlükçü ortamın kamu okullarında oluşturulmasını destekliyorum. Bu ortamın oluştuğunu varsayarak devam ediyorum okullara zengin ve yoksul öğrenciler geleceklerdir akıllıca bir yürütme yaparsak öğrenciler aynı kılık kıyafetle öğrenim görmelidir ve yemekhaneler ücretsiz dağıtılan yemek türü, miktarı aynı olmalıdır ki amacımız olan eşitlik tohumlansın , ayrım ortadan kalksın bu sayede zengin ve yoksul öğrenciler maddi durumlarını okul dışında bırakarak okul içinde özgür olacaklardır. Bir diğer düşüncem öğrenme yerinin ev değil okul olması ve gerekli tüm öğrenme araçlarının devlet tarafından karşılanması – bu çok büyük bir önem arz etmektedir iki yönlü ele alacak olursam; hem insanlar maddi durumlarını zorlayarak öğrenim araçlarını temin etme derdine düşmeyecek hem de okul dışındaki zaman direkt olarak kişinin değerlendirmesine sunulacak, okuldan arta kalan zamanlarda öğrencilerin bedenen kendini geliştirmesi ve dünyayı tanımak amacıyla okuması ve yahut gezmesi öğütlenmelidir- bu sayede öğrenme konusunda serbest ve bir yandan da istekli hale gelmiş bireyler gerçek öğrenmeyi gerçekleştirmek üzere akıllarını kullanma yetilerini geliştirmiş olacaklardır.

Erdem kazanımı ve eğitimde ailenin önemi

Bu kısımda insanda eşitlik bilincinin oluşması için bir diğer önemli kavram olan erdemin kazanımı üzerine düşüncelerimi söyleyeceğim. Her insan doğuştan erdem sahibidir çünkü kafasında ve yüreğinde erdemi yok edecek düşüncelere henüz sahip değildir. Buradan erdemli olmanın veya olmamanın doğrudan çevreye bağlı olduğunu söylemek mümkün. İnsanın tanıştığı ilk çevre ailesi olduğundan bu müthiş olgunun temelleri de burada atılmalıdır ve birey yetiştiren ebeveynlere fazlasıyla sorumluluk düşmektedir. Ancak bugün çocuk yetiştirme konusunda bir takım etmenlerin ebeveynler tarafından pek önemsenmediği düşüncesindeyim. Çünkü ahlaksızlaşan, yozlaşan insanlar ve toplumun başka bir açıklaması olamaz. Gerekçelendirmeyi önerilerimle yapacak olursam aileyi çocuk ve ebeveynler olarak ikiye ayırarak yaparım. Ahlaksızlık ve yozlaşmanın temelindeki mana bu iki öge arasındaki saygı yoksunluğudur olay aynen şu şekilde gerçekleşir, ebeveynler çocuğu yalnızca çocuk diye geçiştirerek bir birey olarak değerlendirmezler ancak onu şımartarak toplumun ağır koşullarını dayatırlar yetmezmişçesine saygı göstermezler ve yalnızca anne baba olduklarından saygı görmeyi beklerler, ancak çok geç çünkü çocuk erdemli davranışı kazanamadan topluma girmiştir bile. Bu davranışı doğa tarafından kendilerine geri döner –esasen kendileri de toplumun bir parçasıdır- böylelikle kendileri de hiçbir zaman çocuktan saygı görmez görmeyi beklememelidir de. Nihai olarak çocuklar saygıyı, ahlakı öğrenecekleri yerde saygısızlığı ve ahlaksızlıkla tanışmış olurlar. Anlaşılacağı üzere çözüm bu çatışmayı ortadan kaldırmaktır. Eğer çocuklar ebeveynlerinin kendilerine gösterdiği ölçüde saygı göstermeyi benimsiyorlarsa burada iş yine ebeveynlere düşmektedir. Ebeveynler çocuklarını şımartmadan ona bir birey gibi davranarak, karmaşık olan toplumun değil kararında sorumluluklar yükleyerek, onların gelişimini gözeterek yetiştirirlerse hem insanlığa hem kendilerine faydalı bir iş yapmış olurlar çünkü kendisine saygı gösterildiğini gören çocuk öğrenme yoluyla aynı ahlakı benimser. Her birey aynı saygılı ve ahlaklı davranışla birbirine davranırsa o zaman toplumdaki tüm ayrımcılıklar son bulacak ve yerini saygıya, ahlaka yani erdeme bırakmış olacaktır.

NELER SÖYLENDİ?
@
KÖŞE YAZARLARI TÜMÜ
NAMAZ VAKİTLERİ
PUAN DURUMU
  • Süper Lig Ahmet Çalık SezonuOP
  • 1Trabzonspor3781
  • 2Fenerbahçe3770
  • 3Konyaspor3767
  • 4Başakşehir FK3762
  • 5Alanyaspor3761
  • 6Beşiktaş3758
  • 7Antalyaspor3758
  • 8Fatih Karagümrük3757
  • 9Adana Demirspor3752
  • 10Sivasspor3751
  • 11Galatasaray3751
  • 12Kasımpaşa3750
  • 13Hatayspor3750
  • 14Kayserispor3747
  • 15Giresunspor3745
  • 16Gaziantep FK3743
  • 17Çaykur Rizespor3736
  • 18Altay3734
  • 19Göztepe3728
  • 20Yeni Malatyaspor3720
Gazete Manşetleri
E-GAZETE
SONSÖZ 61.SAYI
BURÇ YORUMLARI
  • KOÇ
    Koç Burcu
  • BOĞA
    Boğa Burcu
  • İKİZLER
    İkizler Burcu
  • YENGEÇ
    Yengeç Burcu
  • ASLAN
    Aslan Burcu
  • BAŞAK
    Başak Burcu
  • TERAZİ
    Terazi Burcu
  • AKREP
    Akrep Burcu
  • YAY
    Yay Burcu
  • OĞLAK
    Oğlak Burcu
  • KOVA
    Kova Burcu
  • BALIK
    Balık Burcu
GÜNÜN KARİKATÜRÜ
E-Bülten Kayıt
ARŞİV ARAMA
Reklamı Geç
Advert